Sağlık Bakanlığı’na bağlı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin bu sabah saat 10.12’de düzenlediği tek hekim sağlık raporu şunları kaydediyor: 18 Nisan 1953 doğumlu Abdullah Tırpan 25 Ekim’de Genel Yoğun Bakım 1 Ünitesi’ne yatırıldı. Genel durumu kötü. Orotrakeal entübe. İnvaziv mekanik ventilasyon desteği alıyor. Hayati tehlikesi var.
73 yaşında. Hükümlü. Gülen hareketine yönelik yargılamalarda verilen 7 yıl 6 aylık cezası nedeniyle Şubat 2025’ten bu yana cezaevinde; sağlığı çökene kadar İstanbul’daki Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuluyordu.
Bu zincir altı gün sürdü. 20 Ekim Salı günü hastaneye yatırıldı; doktorlar o gün ailesinden bacağının kesilmesi için onay aldı. Perşembeyi cumaya bağlayan gece, saat birde, sol bacağı diz altından alındı. İltihap kesilen yerin yukarısına çoktan yayılmıştı ve ikinci bir ameliyat gündeme geldi; bu ameliyatın yapılıp yapılmadığı açık değil. Pazar günü yoğun bakıma alındı ve entübe edildi.
Kızı Esra Yakut Tırpan, ailenin bildiklerini paylaşıyor; çünkü haftanın büyük bölümünde kimse onlara bir şey söylemedi.
Pazar sabahı şöyle yazdı: “Sabah kardeşim aradı. Babamın durumu kötüleşmiş ve durumu hakkında bilgi vermiyorlar bize. Kardeşim e-Nabız’dan görmüş yoğun bakımda olduğunu.” Aile, babalarının yoğun bakımda olduğunu devletin kendi hasta portalına girerek öğrendi.
Aynı gün ilerleyen saatlerde: “Kan gazı ölçümü yapılmış. 3 saat arayla maalesef sonucu çok kötüleşmiş. Biz tahlil sonuçlarını başka doktora sorup durumunu öğrendik.” Sonraki cümlesini Adli Tıp Kurumu’na ve Adalet Bakanlığı’na yöneltti: “O raporu vermek için ölmesini mi bekliyorsunuz. Yazıklar olsun.”
Ardından: “Babam yoğun bakımda kalbi durdu, ilaçla zorla çalıştırdılar ama solunumu yok. Solunum cihazına bağlı.” Paylaşımını, etiketlediği yetkililere ailesinin yaşadığı acıyı dileyerek bitirdi. TR724’e ise yalnızca şunu söyledi: “Dua edin, yapacak bir şey kalmadı zaten.”
Sözünü ettiği rapor, her şeyi belirleyen rapor. 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi, hapis cezasının infazına devam edilmesinin kişinin hayatı bakımından kesin bir tehlike oluşturması hâlinde ya da ağır bir hastalık nedeniyle kişinin ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememesi ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut bir tehlike oluşturmaması hâlinde infazın ertelenmesine imkân tanıyor. Karar, Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait. Ancak karar, Adli Tıp Kurumu tarafından onaylanmış bir sağlık kurulu raporuna dayanıyor.
TR724’ün aktardığına göre Adli Tıp Kurumu bu dosyada görüşünü zaten bildirmiş. Kurum, ağır sağlık sorunlarına rağmen Tırpan’ın R tipi cezaevinde kalabileceğini raporlamış. Bu raporun tarihi kamuoyuna açıklanmış değil.
Meselenin tamamı bu. Kanunun onayını aradığı kurum; ileri derecede diyabeti ve periferik vasküler hastalığı olan, tekerlekli sandalye kullanan 73 yaşındaki bir insanı değerlendirdi ve cezaevi koşullarının onun için yaşanabilir olduğu sonucuna vardı. Bacağı üç gün önce kesildi. Şimdi kalbi ilaçla çalıştırılarak solunum cihazına bağlı ve bir devlet hastanesi hayati tehlikesinin bulunduğunu yazılı olarak belgeledi.
Dosyaya ait daha eski bir tarih daha var. Şubat ayında konuşma güçlüğü yaşamaya başlayınca beyin MR’ı istendi. Tetkik yaklaşık dört ay sonra yapıldı ve beyin damarlarında ciddi daralma ile felç riski tespit edildi.
Bu sabahki raporu paylaşan DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, dosyayı yaklaşık yirmi aydır takip ettiğini ve ilgili kurumları defalarca uyardığını, ancak sonuç alamadığını söylüyor. “Göz göre göre bu hale getirilen bir insan şu anda can çekişiyor” diye yazdı. “Peki bunun sorumlusu kim?” Tırpan’ın durumu bu kadar ağırlaşmışken hakkında tek bir açıklama dahi yapılmadığını belirtti. Milletvekili olarak üzerine düşen işlemleri yaptığını ve sorumluların yargı önünde hesap vereceğini söyledi.
Adalet Bakanlığı hiçbir şey söylemedi.
İnsan Hakları Derneği, Nisan 2025 itibarıyla Türkiye cezaevlerinde en az 1.412 hasta mahpus saymıştı; bunların 335’i ağır hastaydı, 230’u hayatını tek başına idame ettiremiyordu. CHP’nin Temmuz 2026 tarihli raporu bu rakamları 1.605 ve 649 olarak verdi. Mayıs ayında TBMM’de cezaevlerine ilişkin alt komisyonun başkanı Genel Kurul’a, 2025 yılında Türkiye’de 1.001 mahpusun hayatını kaybettiğini bildirdi.
Abdullah Tırpan’ın cezaevi dışında tedavi görmesini mümkün kılacak hüküm 2013’ten bu yana yürürlükte. Bu hüküm Adli Tıp Kurumu’ndan bir rapor gerektiriyor. Raporu var. Raporda kalabileceği yazıyor.
Kaynaklar:
1- Esra Yakut Tırpan (@esrayakut21178), 25 Ekim 2026 tarihli paylaşımlar: https://x.com/esrayakut21178/status/2114364497817403428 · https://x.com/esrayakut21178/status/2114342941581885520 · https://x.com/esrayakut21178/status/2114341502495461616
2- Ömer Faruk Gergerlioğlu (@gergerliogluof), 26 Ekim 2026, sağlık raporunu paylaşan gönderi: https://x.com/gergerliogluof/status/2114648594514928105
3- T.C. Sağlık Bakanlığı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu (EK-5), 26 Ekim 2026, saat 10.12
4- Sevinç Özarslan, “Gergerlioğlu: Sorumlular hakkında gerekli işlemleri başlatıyorum, herkes yargı önünde hesap verecek”, TR724, 26 Ekim 2026: https://www.tr724.com/gergerlioglu-sorumlular-hakkinda-gerekli-islemleri-baslatiyorum-herkes-yargi-onunde-hesap-verecek/
5- Sevinç Özarslan, “Hasta mahpus Abdullah Tırpan’ın sol bacağı kesildi”, TR724, 23 Ekim 2026: https://www.tr724.com/abdullah-tirpanin-sol-bacagi-kesildi-iltihap-yayildigi-icin-ikinci-kez-ameliyat-edilecek/