Türkiye'de İnsan Hakları

Justice Square raporu: Gülen hareketine yönelik on yıllık el koyma; kesinleşmiş mahkûmiyet olmadan 683 şirket hâlâ kayyım yönetiminde

Paylaş

Amsterdam merkezli Stichting Justice Square, “Report on the Politics of Plunder and State-Sponsored Expropriation of Property in Türkiye” (Türkiye’de Yağma Siyaseti ve Devlet Eliyle Mülkiyetin Gasbı Raporu) başlıklı raporunu yayımladı. Rapor, 2016’dan bu yana Gülen hareketiyle bağlantılı olmakla suçlanan kişi ve kurumların, raporun ifadesiyle hukuka aykırı biçimde el konulan mallarını inceliyor ve olağanüstü hâl döneminde getirilen tedbirlerin kalıcı bir mekanizmaya dönüştüğünü savunuyor.

Rapora göre Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), 1.326 şirkette kayyım olarak görev yaptı. Mahkemeler 643 şirket hakkındaki kayyımlık kararını kaldırdı; Fon, 35 ilde 683 şirkette kayyımlık görevini sürdürüyor. Raporda, TMSF’nin şirket satışlarından 18,6 milyar lira hasılat elde ettiği belirtiliyor. Bu veriler, rapor yazarlarının Nisan 2026’da eriştiği ekonomi basını haberlerine dayanıyor.

Rapor, KHK’larla temelli kapatılan ve malvarlığı Hazineye ya da Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen kurumları şöyle sayıyor: 1.595 dernek, 155 vakıf, 1.061 özel okul, 841 öğrenci yurdu, 223 dershane, 15 üniversite, 19 sendika, 47 sağlık kuruluşu ve 187 medya kuruluşu. Medya kuruluşlarının dağılımı ise 70 gazete, 20 dergi, 33 televizyon kanalı, 34 radyo ve 30 yayıncılık/dağıtım şirketi.

Raporda, el konulan malvarlığının asgari değeri 32,24 milyar dolar olarak veriliyor. Bu rakam, Ali Yıldız ve Leighann Spencer’ın IACL-AIDC blogunda 2020’de yayımlanan tahminine ait. Rapor bu tahmini, piyasa değeri değil asgari yatırım maliyeti hesabı olarak tanımlıyor; tahmin, sonradan kayyıma devredilen 1.326 şirketi değil, ilk dönemde TMSF’ye devredilen 998 şirketi kapsıyor. Raporun 2016 kuru üzerinden yaptığı kendi sektörel hesaplarında ise kapatılan okullar 2,76 milyar dolar, yurtlar 806 milyon dolar, sağlık kuruluşları 1,29 milyar dolar, medya kuruluşları ise en az 1 milyar dolar olarak değerlendiriliyor.

Hukuki mekanizma bakımından rapor, el koymaların dayanağı olarak 675 sayılı KHK’yı gösteriyor. Rapora göre bu KHK, kanuni bir muvazaa karinesi oluşturdu ve “yargılama olmaksızın mülkiyetin devrine” imkân tanıdı; düzenleme sonradan 7082 sayılı Kanuna işlendi. Raporda ayrıca, 31 Ocak 2025’te kabul edilen ve 4 Şubat 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanan 7539 sayılı Kanunun, 2018 tarihli 7145 sayılı Kanuna geçici bir madde eklediği belirtiliyor. Bu madde, katalog suçlarda kuvvetli şüphe bulunması hâlinde mahkemelerin kesinleşmiş mahkûmiyet aranmaksızın TMSF’yi kayyım olarak atamasına ve Fonun şirketleri satmasına ya da tasfiye etmesine imkân tanıyor.

Rapor örnek olarak şu şirketleri anıyor: 22 şirketi devredilip müsadere edilen ve en değerli varlığı Koza Altın sonradan Türkiye Varlık Fonuna aktarılan Koza İpek Holding; Naksan Plastik’i 1,476 milyar liraya satılan ve rapora göre bu bedel gerçek değerinin altında kalan Naksan Holding; kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadan 86 taşınmazı satışa çıkarılan Dumankaya Grubu.

Rapor, bu el koymaların Roma Statüsü’nün 7. maddesindeki insanlığa karşı suç tanımını karşıladığını savunuyor. Raporda, Türkiye’nin Statüye taraf olmadığı da belirtiliyor.

Olağanüstü hâl Temmuz 2018’de sona erdi. 2025 tarihli 7539 sayılı Kanun uyarınca mahkemeler, kesinleşmiş bir mahkûmiyet olmaksızın TMSF’yi kayyım olarak atayabiliyor; Fon da şirketi satabiliyor veya tasfiye edebiliyor.

 

Bu kanunsuz uygulama hala sürüyor. TMSF, 8 Eylül 2026’da Hazine mülkiyetindeki iki şirketin paylarının satışı için ihale ilanı yayımladı: her biri 1 lira nominal değerli 57.480.000 paydan oluşan ve muhammen bedeli 150 milyon lira olarak belirlenen Kaynak Kağıt AŞ’nin ihalesi 6 Ekim 2026’da, her biri 25 lira nominal değerli 24.000 paydan oluşan ve muhammen bedeli 455 bin lira olan Sürat Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin ihalesi ise 7 Ekim 2026’da yapılacak. Her iki şirketin de Kaynak Holding bünyesinde olduğu bildiriliyor; rapora göre Yargıtay, bu gruptaki 24 şirket hakkındaki müsadere kararını onadı. İlanlarda, TMSF’nin 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa tabi olmadığı, “satış yapıp yapmamakta veya uygun göreceği yatırımcıya satış yapmakta serbest” olduğu belirtiliyor. İlanlar ayrıca, “FETÖ/PDY terör örgütü” veya Millî Güvenlik Kurulunca belirlenen yapılara aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle hakkında mahkûmiyet kararı bulunan ya da soruşturma veya kovuşturma yürütülen gerçek ve tüzel kişilerin ihaleye katılmasını yasaklıyor.

Kaynaklar:

1- Stichting Justice Square, “Report on the Politics of Plunder and State-Sponsored Expropriation of Property in Türkiye”, Eylül 2026 [tarih teyit edilecek] (rapor yalnızca İngilizce). TMSF verileri s. 169-170; kapatma verileri s. 105-108; değer tahmini s. 108; 7539 sayılı Kanun s. 156-158. https://justicesquare.org/wp-content/uploads/2026/09/REPORT-ON-THE-POLITICS-OF-PLUNDER-AND-STATE-SPONSORED-EXPROPRIATION-OF-PROPERTY-IN-TURKEY.pdf

2- Turkish Minute, 22.09.2026. https://www.turkishminute.com/2026/09/22/turkey-seized-1326-companies-32-billion-in-assets-in-gulen-crackdown-report/

3- TMSF, 23.09.2026. https://www.tmsf.org.tr/tr/SatisIlan/List/hazineye-ait-surat-sigorta-aracılık-hizmetleri-ltd-sti–paylarının-satısı-hakkında-ihale-ilanı?utm_source=chatgpt.com

4- TMSF, 23.09.2026. https://www.tmsf.org.tr/tr/SatisIlan/List/hazineye-ait-kaynak-kağıt-as-paylarının-satısı-hakkında-ihale-ilanı

Son Haberler

AB Temel Haklar