73 yaşındaki Abdullah Tırpan, Tekirdağ’da uzun yıllar köfte ve sucuk imalatı yaptı, kasap dükkânı işletti. 16 Ağustos 2016’da gözaltına alındı ve Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Gerekçeler arasında Bank Asya’ya para yatırmak, bazı yayınlara abone olmak, çocuklarını sonradan kapatılan okullara göndermek ve yardım bağışı yapmak yer aldı. Cezanın Yargıtay tarafından onanmasının ardından Şubat 2025’te yeniden cezaevine girdi.
Tırpan, 6 Mart 2018’de mahkemede yaptığı savunmada ailesiyle birlikte bir aile şirketi işlettiğini, zaman zaman bulunduğu yerde vergi rekortmenleri listesinde ilk on içinde yer aldığını ve sabıkasının bulunmadığını söylemişti.
Tırpan’ın ileri derecede diyabet ve tansiyon rahatsızlıklarının yanı sıra ellerinde ve ayaklarında his kaybına yol açan sinir ucu hasarı, romatizmal eklem rahatsızlığı ve geçirilmiş zatürre öyküsü bulunuyor. Ailesi, banyo yapma, giyinme ve tuvalet ihtiyacını diğer mahpusların yardımı olmadan karşılayamadığını belirtiyor.
Adli Tıp Kurumu 11. İhtisas Kurulu, 17 Aralık 2025 tarihli raporunda oy birliğiyle; Tırpan’ın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16/2 ve 16/6. maddeleri kapsamında değerlendirilmediğini, hayatını yalnız idame ettirebileceğini ve diyeti, tedavisi ile önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanması hâlinde cezaevi şartlarında infazına devam edilebileceğini bildirdi.
11 Şubat 2026’da koğuşta konuşma yetisini kaybetti. Çağrılan ambulansta yapılan kontrollerde şeker ve tansiyon değerleri normal olarak kaydedildi ve hastaneye sevk edilmedi. Ertesi gün nörolojiye sevki yazıldı, 17 Şubat’ta muayene edildi ve beyin MR’ı istendi.
MR, yaklaşık dört ay sonra, 8 Haziran 2026’da çekildi. Sonuçta beyin damarında yüzde 75 tıkanıklık ve felç riski olduğu görüldü.
Bu süre zarfında koğuş arkadaşları, Tırpan’ı ısıtmak için beş litrelik bir bidonu sıcak suyla doldurdu. Diyabete bağlı nöropati nedeniyle Tırpan yandığını hissetmedi. İki ayağı da topuğundan parmaklarına kadar yandı ve plastik cerrahide ayak tabanındaki deri alındı. Temmuz ayında ayaklarındaki yaralar nedeniyle yeniden ameliyat edildi.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 10 Haziran 2026’da konuyu Meclis gündemine taşıyarak Tırpan’ın her an felç geçirebileceğini, her an yoğun bakıma kaldırılabileceğini söyledi.
9 Eylül 2026’da Tırpan’a anjiyo yapıldı ve bir gece yoğun bakımda kaldı. Ertesi gün Metris Cezaevi’ne “misafir mahkûm” olarak götürüldü, bir gün sonra Tekirdağ’a geri getirildi.
Adli Tıp Kurumu 17 Eylül 2026’da, Tırpan’ın R Tipi (rehabilitasyon) cezaevinde kalabileceği yönünde rapor verdi. Metris R Tipi Cezaevi’ne sevki için Adalet Bakanlığı’ndan onay bekleniyor.
Kızı Refia Tırpan, babasının hastane ile cezaevi arasındaki sevkler sırasında çok daha fazla zayıfladığını belirterek ailenin tahliyesini istediğini söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Yalçınkaya (2023) ve Yasak (2026) kararlarında, Tırpan’ın mahkûmiyetinin dayandığı türden eylemlerin, kastın bireysel olarak değerlendirilmesi yapılmadan silahlı örgüt üyeliğini ortaya koyamayacağına hükmetti.
Tırpan’ı değerlendiren kurum, cezaevinde kalabileceği sonucuna şimdiye kadar iki kez vardı; son kararında da onu cezaevi dışına değil, farklı türde bir cezaevine nakletmeyi öngördü.
Kaynaklar:
1- TR724, 17 Eylül 2026: https://www.tr724.com/adli-tip-agir-hasta-abdullah-tirpan-icin-r-tipi-cezaevinde-kalabilir-dedi/
2- TR724, 10 Haziran 2026: https://www.tr724.com/subatta-istenen-mr-dort-ay-sonra-cekildi-kofteci-abdullah-amcanin-beyin-damarlari-tikali-felc-riski-var/
3- TR724, 17 Şubat 2026: https://www.tr724.com/hasta-mahpus-abdullah-tirpanin-kizi-babamin-cok-vakti-kalmadi-olmesini-bekliyorlar/
4- TR724, ikinci adli tıp raporu ve hastaneye kaldırılışına ilişkin haberler: https://www.tr724.com/agir-hasta-mahpusa-ikinci-kez-cezaevinde-kalabilir-raporu-verildi/ ve https://www.tr724.com/agir-hasta-mahpus-abdullah-tirpan-hastaneye-kaldirildi/
5- Sevinç Özarslan, X paylaşımı: https://x.com/sevincozarslan/status/2100651680358359121
Hukuki not:
Ağır hasta ve yaşlı mahpusların tutulması (AİHS madde 3).
Mouisel/Fransa, B. No: 67263/01, 14 Kasım 2002: ağır ve ilerleyen bir hastalığı bulunan mahpusun, durumuna yeterince uyarlanmamış koşullarda tutulmaya devam edilmesi insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele oluşturmuştur. Madde 3, sağlık gerekçesiyle mahpusların tahliye edilmesine ilişkin genel bir yükümlülük getirmez; ancak sağlık durumu, yaş ve ağır engellilik, tutulmaya devam edilmesinin 3. maddeyle bağdaşıp bağdaşmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınır.
Farbtuhs/Letonya, B. No: 4672/02, 2 Aralık 2004: yaşlı ve ağır engelli bir mahpusun, tahliyesi yönündeki tıbbi tavsiyelere rağmen ve günlük ihtiyaçlarını kısmen diğer mahpusların yardımıyla karşıladığı koşullarda tutulmaya devam edilmesi 3. maddeyi ihlal etmiştir.
Gülay Çetin/Türkiye, B. No: 44084/10, 5 Mart 2013: Türkiye, ölümcül hastalığı bulunan bir mahpus bakımından 3. maddeyi ve 3. maddeyle bağlantılı olarak 14. maddeyi ihlal etmiştir. Mahkeme, sağlık nedeniyle tahliyeye ilişkin iç hukuk mekanizmalarındaki eksiklikleri ve gecikmeleri, bu kapsamda adli tıp değerlendirmesinin işleyişini ve 5275 sayılı Kanun’un uygulanmasını eleştirmiştir.
Cezaevinde sağlık hizmeti. Kudła/Polonya [BD], B. No: 30210/96, 26 Ekim 2000: devlet, mahpusun sağlığının ve esenliğinin, gerekli tıbbi yardımın sağlanması da dâhil olmak üzere yeterli biçimde güvence altına alınmasını sağlamakla yükümlüdür. Teşhisin konulmasında veya tedavinin sağlanmasında yaşanan aşırı gecikme, tek başına da 3. madde ihlaline katkıda bulunabilir.
Yaşam hakkı (madde 2). Gözetim altındaki kişiler kırılgan bir konumdadır ve makamların yaşamlarını koruma yönünde pozitif yükümlülüğü bulunur. Bu yükümlülük, gözetim altındaki kişinin yaşamını korumak için gerekli tıbbi bakımın sağlanmasını da kapsar.
Mahkûmiyetin dayanağı (madde 7). Yüksel Yalçınkaya/Türkiye [BD], B. No: 15669/20, 26 Eylül 2023; Yasak/Türkiye [BD], B. No: 17389/20, 5 Mayıs 2026: silahlı terör örgütü üyeliğinden cezai sorumluluk, suçun kast dâhil tüm unsurlarının bireysel olarak ortaya konulmasına dayanmalıdır.
Avrupa Konseyi standartları. Bakanlar Komitesi’nin Avrupa Cezaevi Kuralları’na ilişkin Rec(2006)2-rev sayılı Tavsiye Kararı; özellikle tıbbi gözetime ilişkin 42-43. kurallar, hapsedilmenin devamından doğan ciddi sağlık risklerine ilişkin 43.3 sayılı kural ve uzman tedavi için nakle ilişkin 46.1 sayılı kural; ayrıca CPT’nin Cezaevlerinde Sağlık Hizmeti – Cezaevi Standardı (2025) belgesi.