Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Eylül 2026’da, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde 15 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiğini duyurdu.
Açıklamaya göre soruşturma, Başsavcılığın “Kamu Mahrem Yapılanması” ve “Kamu Mahrem İzdivaç Yapılanması” olarak adlandırdığı, Gülen hareketi içindeki sözde iki yapılanmaya ilişkin. Bir şüphelinin birinci yapılanma içinde faaliyet gösterdiği ileri sürülüyor. Geriye kalan 27 şüphelinin ise izdivaç yapılanması içinde faaliyet gösterdikleri ve örgütsel faaliyetlerine devam ettikleri “değerlendirilmiş”. Türk basını ikinci kategoriyi, hareket içindeki evlilikleri düzenlediği belirtilen yapılanma olarak tanımlıyor.
28 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bunlardan 26’sı gözaltına alındı, ikisi ise aranıyor. Açıklamada soruşturmanın sürdüğü belirtildi.
Gözaltına alınanların kimlikleri açıklanmadı. Delillere ilişkin hiçbir bilgi paylaşılmadı. Açıklamada, 28 kişiden herhangi birine, bu iki kategoriye dâhil olmanın ötesinde isnat edilen somut bir eyleme yer verilmedi.
Operasyon, bir gün önce duyurulan bir başka operasyonun ardından geldi. O operasyonda MİT ve Ankara polisi, makamların “gaybubet evi” olarak adlandırdığı evlerde saklandığı ya da buralarda saklananlara yardım ettiği iddia edilen dört kişiyi gözaltına almıştı.
Gent Üniversitesi emeritus profesörü Johan Vande Lanotte’un Temmuz 2026’da yayımladığı rapor, 2025 yılında medyaya yansıyan Gülen hareketiyle ilgili adli işlemleri derledi. Rapora göre, hareketin “güncel yapılanması” olarak adlandırılan yapıya yönelik operasyonlar o yıl yürütülen yapısal operasyonların yaklaşık yarısını oluşturdu ve dayanak gösterilen eylemler giderek daha fazla sıradan toplumsal ve ailevi faaliyetlerden oluşmaya başladı.
Adalet Bakanlığı’nın Temmuz 2026 verilerine göre, 2016’dan bu yana hareketle bağlantı iddiasıyla 127.102 kişi hakkında mahkûmiyet kararı verildi; 83.404 kişi hakkındaki yargılama sürüyor.
Haklarında gözaltı kararı verilen 28 kişiden 27’si, evlilik üzerinden tanımlanmış bir kategori nedeniyle suçlanıyor.
Kaynaklar:
1- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı basın açıklaması, 15 Eylül 2026: https://x.com/ankaracbs/status/2099856296405012492
2- Ahmet Arslan, X paylaşımı, 15 Eylül 2026: https://x.com/ermitaj/status/2099890606927483024
3- Türkiye Gazetesi, 15 Eylül 2026: https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/fetonun-kamu-mahrem-izdivac-yapilanmasina-15-ilde-buyuk-operasyon-1816200
4- Prof. Johan Vande Lanotte’nin Temmuz 2026 tarihli raporu: https://lnkd.in/p/ex3hKvVt
Hukuki not:
Özel hayata ve aile hayatına saygı (AİHS madde 8). Madde 8, özel hayatı, aile hayatını ve konutu güvence altına alır. Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16 Aralık 1992: özel hayat kavramı, kişinin diğer insanlarla ilişki kurma ve geliştirme hakkını da kapsar. Müdahalenin hukuka uygun ve demokratik bir toplumda gerekli olması zorunludur.
Evlenme hakkı (AİHS madde 12). Madde 12, evlenme ve aile kurma hakkını, bu hakkın kullanımını düzenleyen ulusal yasalara uygun olarak güvence altına alır. O’Donoghue ve Diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 34848/07, 14 Aralık 2010 kararında Mahkeme, evlenme hakkına getirilen sınırlamaların hakkın özünü zedelememesi gerektiğine hükmetmiştir.
Hukuka uygun eylemlerden örgüt üyeliği çıkarımı (madde 7).
Yüksel Yalçınkaya/Türkiye [BD], B. No: 15669/20, 26 Eylül 2023: suçun kast dâhil tüm unsurları ortaya konulmadan, cezai sorumluluk neredeyse otomatik biçimde isnat edilemez.
Yasak/Türkiye [BD], B. No: 17389/20, 5 Mayıs 2026: mahkemeler, somut olgulara sıkı biçimde bağlı bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapmak zorundadır; olayların gerçekleştiği dönemde büyük ölçüde dinî bir grup olarak algılanan bir yapıya mensubiyetten kast çıkarımı yapılamaz.
Masumiyet karinesi (madde 6/2). Allenet de Ribemont/Fransa, B. No: 15175/89, 10 Şubat 1995: kamu görevlilerinin, mahkeme kararı bulunmadan kişiyi suçlu gösteren açıklamaları masumiyet karinesini ihlal eder.
Kişi özgürlüğü ve güvenliği (madde 5). Fox, Campbell ve Hartley/Birleşik Krallık, B. No: 12244/86 vd., 30 Ağustos 1990: makul şüphe, tarafsız bir gözlemciyi kişinin suçu işlemiş olabileceğine ikna edecek olguların varlığını gerektirir.