Türkiye'de İnsan Hakları

Türkiye basın özgürlüğünde artık Suriye’nin de gerisinde. RSF, ülkeyi 180 ülke arasında 163. sıraya yerleştirdi. Bu Türkiye’nin bugüne kadarki en düşük konumu.

Paylaş

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni 30 Nisan’da yayımladı. Türkiye 27,94 puanla, 180 ülke arasında 159. sıradan 163. sıraya geriledi. RSF ülkedeki durumu, endeksin beş kategorisi içinde en ağırı olan “çok ciddi” olarak sınıflandırıyor.

Türkiye artık Venezuela, Küba, Sudan ve Irak’ın gerisinde; Yemen, Belarus ve Myanmar’ın ise hemen önünde yer alıyor. Esad’ın devrilmesinin ardından 36 sıra yükselen Suriye’nin de gerisinde kaldı. Türkiye bir AB aday ülkesi ve Avrupa Konseyi’nin kurucu üyelerinden biri.

En sert düşüşler, genellikle dikkat çeken alanlarda yaşanmadı. Türkiye’nin güvenlik göstergesi on sıra gerileyerek 149’dan 159’a düştü. Sosyal göstergesi sekiz sıra gerileyerek 154’ten 162’ye indi. Bu göstergeler gazetecilerin fiziksel güvenliğini ve maruz kaldıkları toplumsal baskıyı ölçüyor; yasaları değil, muhabirlerin fiilen ne yaşadığını.

RSF’nin değerlendirmesi açık: Türkiye’de otoriterlik güç kazanıyor, medya çoğulculuğu tartışmalı hale geliyor ve eleştirenleri zayıflatmak için mevcut her yol kullanılıyor. Ulusal medya kuruluşlarının yaklaşık yüzde 90’ı hükümetin kontrolünde. RSF’ye göre 2023 seçimlerinden bu yana şiddet ve toplu gözaltılar, miting ve protestoları izleyen gazetecilere karşı başvurulan başlıca yöntem haline geldi.

Hukuki alanda RSF, eleştirel gazetecilerin basın kartlarının iptal edilmesine, mahkemelerin yolsuzlukla ilgili çevrimiçi haberleri sansürlemesine ve gazetecilerin dezenformasyon suçlamasıyla yargı yoluyla takip edilmesine dikkat çekiyor. Gündemdeki “etki ajanlığı” düzenlemesini de hazırlanmakta olan yeni bir baskı aracı olarak işaretliyor.

Ekonomik tablo bir yan etki değil, bir sistem. Devlet reklamları, uyumsuz gazeteleri cezalandırmak üzere Basın İlan Kurumu eliyle dağıtılıyor. RTÜK, eleştirel yayın kuruluşlarını zayıflatacak ağırlıkta cezalar kesiyor. Hükümete yakın çevreler, kendilerine olumlu yer veren kuruluşlardan reklam satın alıyor.

Tek yılda dört sıralık bir düşüş istatistiksel bir dalgalanma değil. Bir ülkenin basın ortamı, başkaları yerinde sayarken belirgin biçimde kötüleştiğinde endeksin kaydettiği şey budur.

Son Haberler

AB Temel Haklar