15-21 Eylül 2025
Keyfi Gözaltı ve Tutuklamalar
Hafta boyunca savcılar en az 97 kişi hakkında Gülen hareketiyle irtibatlı oldukları gerekçesiyle gözaltı kararı verdi. Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklama Çalışma Grubu (WGAD) tarafından Ekim 2020’de yayımlanan bir görüş belgesinde söz konusu grupla bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin geniş çaplı ve sistematik olarak hürriyetinden mahrum bırakılmasının insanlığa karşı suç teşkil edebileceği belirtildi. Derneğimiz 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana gerçekleşen Gülen hareketi bağlantılı toplu gözaltı uygulamalarını detaylı bir veritabanı vasıtasıyla sistematik olarak kayda geçirmektedir.
17 Eylül: Türk savcılar bu hafta iki operasyonda, ordudaki Gülen Hareketi bağlantıları iddiasıyla 31 kişiyi gözaltına aldı. Konya öncülüğünde 17 ilde düzenlenen baskınlarda 21 kişi, Ankara’da ise 10 deniz subayı tutuklandı. Savcılık, içerik kanıtı olmaksızın arama kayıtlarından suçluluk varsayan “telefon görüşmesi soruşturmaları”na dayanıyor ve bu, 2016’dan bu yana 126.000’den fazla mahkumiyetle sonuçlanan yıllardır süren bir tasfiye operasyonunun parçası.
Zorla Kaybedilmeler
Hafta boyunca, 2016-2018 yılları arasındaki olağanüstü hal döneminde görevinden ihraç edilen ve 6 Ağustos 2019 tarihinde ortadan kaybolduğu ihbar edilen eski kamu çalışanı Yusuf Bilge Tunç’tan bir haber alınamadı. Tunç’un ortadan kaybolması 2016 yılından bu yana yaşanan ve Türk hükümetinin dahil olduğuna dair güçlü bulgular içeren bir dizi zorla kaybedilme vakasının son örneklerinden biri oldu.
İfade ve Basın Özgürlüğü
17 Eylül: MFRR’ye göre, Türkiye, 2025 yılının ilk yarısında AB aday ülkeleri arasında basın özgürlüğü ihlallerinde üçüncü sırada yer aldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve düzenleyici kurum RTÜK’ün devam eden sansürüne karşı düzenlenen protestolar sırasında yaşanan polis şiddeti ve “cumhurbaşkanına hakaret” veya “terörizm” gibi suçlamalarla 157 gazeteci ve yayın kuruluşunu etkileyen 64 olay yaşandı. Bu olayların çoğu tutuklama, gözaltı ve mahkumiyetlerden oluşuyor.
18 Eylül: Türkiye’nin yayın denetleme kurumu RTÜK, “Aile Yılı” kampanyası kapsamında Netflix, Prime Video, Disney XD, MUBI ve HBO Max’e reklam gelirlerinin yüzde 3’ü oranında para cezası verdi ve “müstehcenlik” ve aile değerlerini zedelediği gerekçesiyle bazı filmlerin yayından kaldırılmasını emretti. Bu karar, kurumun yaptırımlarının ağırlıklı olarak muhalif medyayı hedef aldığı ve LGBTQ+ görünürlüğünü sansürlediği eleştirileri arasında alındı.
19 Eylül: Türkiye İçişleri Bakanlığı, hükümetin “Aile Yılı” kampanyası kapsamında bir televizyon dizisi ve müzik grupları hakkında yürütülen paralel soruşturmaların ortasında, şarkıcı-söz yazarı Mabel Matiz hakkında “Perperişan” adlı şarkısında müstehcenlik iddiasıyla suç duyurusunda bulundu ve şarkının yayın platformlarından kaldırılmasını Ceza Kanunu’nun 226. maddesi uyarınca talep etti.
Yargı Bağımsızlığı ve Hukuk Devleti
17 Eylül: İstanbul Bayrampaşa ilçesinin CHP’li belediye başkanı Hasan Mutlu, eleştirmenlerin siyasi amaçlı olduğunu söylediği bir yolsuzluk soruşturması kapsamında 25 kişiyle birlikte tutuklandı. Bu tutuklama, 2024 yerel seçimlerinden bu yana hapse atılan 12. CHP’li belediye başkanı olmasını sağladı ve 500’den fazla parti bağlantılı ismin gözaltına alındığı daha geniş bir operasyonun parçası oldu.
18 Eylül: 15 küçük kızın keyfi olarak gözaltına alındığı “gözaltına alınan küçük kızlar” davasında, İstanbul Mahkemesi, birlikte ders çalışmak, çocuklara özel ders vermek, ortak dairelerde yaşamak ve öğrencilere aile desteği sağlamak gibi suç teşkil etmeyen faaliyetlere dayanarak, 11 sanığı Gülen hareketine üyelikten altı yıldan fazla, 8 sanığı ise üç yıldan biraz fazla hapis cezasına çarptırırken, diğer 19 sanığı beraat ettirdi.
19 Eylül: Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 15-17 Eylül tarihlerindeki toplantısında, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygun olarak derhal serbest bırakılması çağrısını yineleyerek, siyasi amaçlı gözaltılarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini ve hukukun üstünlüğünü zayıflattığını vurguladı.
Kürt Azınlık
18 Eylül: Mersin’in Akdeniz ilçesinde, Kürt yanlısı Jinnews, Mezopotamya Ajansı ve PİRHA’dan gazeteciler, bir halk yürüyüşünü takip ederken polis tarafından saldırıya uğradı; bazıları şiddete maruz kaldı ve kameraları kullanılamaz hale getirildi. Mersin Kadın Gazeteciler Derneği ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği saldırıyı kınayarak, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
İşkence ve Kötü Muamele
16 Eylül: Türk Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 70 yaşındaki Hüseyin Parlak’ın Manisa Alaşehir Cezaevi’nde ağır ihmal nedeniyle öldüğünü belirterek, aşırı sıcakta penceresiz bir hücrede tutulduğunu, defalarca hastaneden uygun testler yapılmadan geri gönderildiğini ve ancak ölüm döşeğindeyken yoğun bakıma alındığını iddia etti. Yetkililer ise henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Uluslararası Baskı
17 Eylül: Türk yetkililer, Kopenhag’da 25 Haziran’da düzenlenen bir gösteriye ait sosyal medya fotoğraflarından tespit edilen muhalifler hakkında cezai soruşturma başlattı. Katılımcıların profillerini oluşturmak için polis istihbarat araçlarını kullanan yetkililer, verileri Türkiye genelindeki savcılara gönderdi. Bu adım, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu tür kovuşturmalara karşı kararlarına rağmen Ankara’nın Gülen hareketi destekçisi olduğu iddia edilen kişilere yönelik sınır ötesi baskısını vurguluyor.