Türkiye'de İnsan Hakları

Avukat Behiç Aşcı’ya koşullu salıverilme yok: Cezaevi kurulu, cezaevi kurallarına uymasını tahliye edilmemesinin gerekçesi saydı

Paylaş

Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu, avukat Behiç Aşcı hakkında “koşullu salıvermeye esas iyi hal değerlendirmesi” yapmak üzere 11 Eylül 2026’da toplandı.

Kurul, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırılan Aşcı’nın, koşullu salıverilme için gereken 40 puanı karşıladığını ve puanının 44,06 olduğunu kayda geçirdi. Değerlendirmede ayrıca, Aşcı hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, koşullu salıverilme tarihini doldurduğu, infaz sırasında bekleyen başka bir tutuklama kararının ve disiplin cezasının bulunmadığı belirtildi.

Kurul buna rağmen Aşcı’nın “iyi halli olmadığına” karar verdi.

Kararın gerekçesinde, Aşcı’nın “herhangi bir disiplin eyleminde bulunmadığı, bu durumun da koşullu salıverme tarihi yaklaşmasından sebeple kaynaklandığının gözlemlendiği” ifade edildi. Kurul ayrıca, “her ne kadar yaklaşık 1 yıldır ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara daha uygun davrandığı gözlense de, bu davranışlarını örgütsel kazanımlar elde etmek için gerçekleştirdiğinin değerlendirildiği” ifadelerini kullandı. Değerlendirmede, tekrar suç işleme ve başkalarına zarar verme riskinin düşük olmadığı kanaatine varıldı.

Aşcı cezaevinde tutulmaya devam ediyor.

Aynı davanın sanıklarından, Çağdaş Hukukçular Derneği Onursal Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı da iyi halli olmadığı gerekçesiyle koşullu salıverilmeden yararlandırılmamıştı. Kurul, Kozağaçlı için “toplumla bütünleşecek durumda değil” demişti.

Aşcı, Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 12 Eylül 2017’de büroya ve avukatların evlerine operasyon düzenlendi; aralarında Ebru Timtik, Aytaç Ünsal ve Kozağaçlı’nın da bulunduğu 17 avukat gözaltına alındı. Avukatlara, DHKP-C’nin avukat yapılanması içinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlaması yöneltildi. Aşcı 20 Eylül 2017’de tutuklandı.

Dosyada suçlama konusu yapılan mesleki faaliyetler arasında; ihraç edilen eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın avukatlığını yapmak, Berkin Elvan, Dilek Doğan ve Hasan Ferit Gedik davalarında savunma görevini üstlenmek ve Sur, Cizre, Silvan, Reyhanlı, Soma ile Ermenek’teki olaylara ilişkin heyetler oluşturmak yer aldı.

Yargılama sırasında, 14 Eylül 2018’de İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu avukatların tahliyesine karar verdi. Aşcı’nın anlatımına göre karar kendisine saat 23.00 sıralarında bildirildi; savcılığın itirazı ise yaklaşık iki saat sonra, saat 01.00 sıralarında yapıldı. Ardından mahkeme başkanı değişti. O dönem İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan ve bugün Adalet Bakanı olarak görev yapan Akın Gürlek, 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başkanlık etmek üzere görevlendirildi. Aşcı, 15 Eylül 2018’de İstanbul Barosu önünde yeniden gözaltına alındı ve 16 Eylül’de yeniden tutuklandı. Aşcı, tahliyesi ile yeniden tutuklanması arasında dosyaya yeni bir delil girmediğini belirtti.

İkinci tutuklama kararında, kuvvetli suç şüphesinin göstergeleri arasında tanık ve gizli tanık beyanları, dijital materyaller, bu materyallere ilişkin tespit ve tutanaklar ile açık kaynak araştırmaları sayıldı. Kararda ayrıca suçun niteliği, beklenen cezanın miktarı ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı değerlendirmesi de gerekçe gösterildi.

Mahkeme 20 Mart 2019’da Aşcı’yı “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi cezayı 2020’de onadı.

Aynı operasyonda gözaltına alınan Ebru Timtik, adil yargılanma talebiyle sürdürdüğü açlık grevinin ardından Ağustos 2020’de hayatını kaybetti.

İdare ve Gözlem Kurulları, Türkiye’deki cezaevlerinde Ocak 2021’de kuruldu. Muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri, kurulların siyasi mahpusların koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik taleplerini “pişmanlık göstermeme” gibi gerekçelerle keyfî biçimde reddettiğini ya da geciktirdiğini; yetkilerini aştıklarını ve mahkeme gibi davrandıklarını; bu retlerin siyasi saiklerle verildiğini belirtiyor.

Kurallara uymayan mahpus, sicili nedeniyle tahliye edilmeyebiliyor. Kurallara uyan mahpus ise uyduğu için tahliye edilmeyebiliyor.

Son Haberler

AB Temel Haklar