İkra Avcı, Kocaeli’de bir hastanede hemşire olarak çalışıyordu. Kuzey ve Doğu Suriye’de silahlı bir grubun, öldürülen bir kadın savaşçının saç örgüsünü kesip görüntüyü yaymasının ardından, Türkiye’de ve dünyada kadınlar buna tepki olarak saçlarını ördükleri video ve fotoğrafları paylaştı. Kampanyaya siyasetçilerden gazetecilere, sanatçılardan sağlık çalışanlarına kadar çok sayıda kişi katıldı.
Avcı, saçını ördüğü bir videoyu paylaştı. Ardından sosyal medyada hedef gösterildi, “örgüt propagandası” iddiasıyla gözaltına alındı ve Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü hakkında hem adli hem idari soruşturma başlattı.
19 Ağustos 2026’da Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu dosyayı karara bağladı. Kurul, Avcı’nın eylemini 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında değerlendirdi ve mevzuattaki en ağır yaptırımı uyguladı: devlet memurluğundan çıkarma.
Gösterilen gerekçe şuydu: saç örmek, “ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak” fiilini oluşturuyordu.
Kararı Avcı’nın kendisi duyurdu; bu yanlış karardan dönüleceğini umduğunu söyledi. Tebligatta, karara karşı idari yargı yoluna başvurma hakkının bulunduğu belirtildi.
125/E kapsamında devlet memurluğundan çıkarma cezası kalıcıdır. Kişinin bir daha hiçbir kamu görevinde bulunmasını engeller. Türkiye’de hemşirelik ise ağırlıklı olarak kamu istihdamına dayanır.
Avcı’nın işe gitmediğine, hastaların etkilendiğine ya da herhangi bir şey söylediğine dair bir iddia yok. Yaptırıma konu olan eylem, bir kadının başka bir kadının bedenine yapılan tahribata karşı, kendi hesabından paylaştığı bir videoda kendi saçını örmesiydi.
O hafta binlerce kadın aynı şeyi yaptı. Aralarında siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar vardı; açıkça yaptılar ve hiçbir sonuçla karşılaşmadılar. Geçim kaynağını kaybeden kişi ise bir hemşireydi: bir devlet çalışanı, dolayısıyla ulaşılabilir biri.
Kararı devlet açısından işlevsel kılan da bu. Mesele hiçbir zaman gerçekten Avcı değildi. Türkiye’deki her kamu görevlisi artık kişisel bir sosyal medya paylaşımının neye mal olabileceğini biliyor ve herhangi bir şey paylaşmadan önce bunu hesaba katacak. Yaptırımın bu kadar ağır olmasının nedeni, muhatabın İkra Avcı olmamasıydı. Muhatap, devlet için çalışan ve ona ne olduğunu gören milyonlarca kişiydi.