28 Ağustos Cuma günü Türk polisi, sabahın erken saatlerinde düzenlenen baskınlarla Esma Batmaz’ı İstanbul’da, Hilal Köseoğlu’nu Muğla’da gözaltına aldı. Gösterilen gerekçe: Almanya’da eğitim görmeleri için destek almış olmaları.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mannheim’da yaşayan bir kişinin, bir eğitim danışmanlık şirketi aracılığıyla, Gülen hareketiyle bağlantılı olduğu iddiasıyla tutuklanan veya yargılanan kişilerin çocukları için Almanya’da eğitim imkânı sağladığını öne sürüyor. Başsavcılığın kamuoyuna yaptığı açıklamada iki kadın yalnızca baş harfleriyle anıldı; bu desteği almaları dışında kendilerine atfedilen herhangi bir eylemden söz edilmedi ve hangi suçtan şüpheli oldukları belirtilmedi. Her ikisi de, Gülen hareketiyle bağlantılı davalarda tutuklu bulunan babaları üzerinden tanımlandı.
Bir Avrupa Birliği üyesi ülkede öğrenim görmek, artık bir terör soruşturmasının unsuru olarak gösteriliyor.
Bu münferit bir olay değil. Ocak ayında bir kişi, tutukluların ve ihraç edilen kamu görevlilerinin ailelerine yaklaşık 1.300 avro göndermek suçlamasıyla yedi yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Nisan ayında, çoğu kadın olmak üzere 42 kişi, ihraç edilen ailelere yapılan Ramazan yardımları nedeniyle gözaltına alındı.
Ekim 2025’te, BM’nin sekiz özel usul mandası Ankara’ya yazarak, yurt dışında öğrenim görmenin, aile bağlarının, okul tercihlerinin ve olağan para transferlerinin, herhangi bir şiddet unsuru ortaya konmaksızın suçluluk delili sayıldığı uyarısında bulundu. Bunu, bireysel sorumluluk ilkesiyle bağdaşmayan bir “çağrışım yoluyla suçluluk” olarak nitelendirdiler (AL TUR 9/2025).
Kaynaklar
https://x.com/DrUfukYesil33/status/2093296019437940750?s=20
https://x.com/istanbulCBS/status/2093236475101864268?s=20
https://www.ntv.com.tr/turkiye/feto-operasyonunda-yeni-gelisme-kemal-batmazin-kizi-yakalandi-1739247
Hukuki not
Yüksel Yalçınkaya / Türkiye [BD], no. 15669/20, 26 Eylül 2023 kararında Büyük Daire, bir kişinin Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi uyarınca, suçun bireysel maddi ve manevi unsurları ortaya konmaksızın mahkûm edilmesinin AİHS’in 7. maddesini ihlal ettiğine hükmetti. Mahkeme bunu sistemik bir sorun olarak tespit etti ve genel tedbirler alınması çağrısında bulundu.
Yasak / Türkiye [BD], no. 17389/20, 5 Mayıs 2026 kararında Büyük Daire ilkeyi yineledi: 7. madde, bireysel kusur olmaksızın cezalandırmayı yasaklar. Kast, bağlantıdan çıkarsanamaz.
Türkiye Yalçınkaya kararını uygulamadı. Bu tür davalar bunun sonucudur.