Biz, Brüksel merkezli ve nefret söylemi, nefret suçları ile ayrımcılık alanlarında aktif olarak çalışan uluslararası bir insan hakları STK’sı olan Solidarity With OTHERS olarak, Avrupa Komisyonu’nun 2026–2030 dönemi için Irkçılıkla Mücadele Stratejisi’ni yenileme ve güçlendirme yönündeki girişimini memnuniyetle karşılıyoruz. Irksal ve dini ayrımcılıktan etkilenen bireyler ve topluluklardan doğrudan elde ettiğimiz deneyimlere dayanarak aşağıdaki gözlem ve önerilerimizi saygıyla sunuyoruz.
- Müslüman Topluluklara Yönelik Gündelik Ayrımcılık
Başörtüsü (hijab) takan Müslüman kadınlara yönelik ayrımcılık, üye devletlerde kamusal yaşamın birçok alanında yaygınlığını sürdürmektedir. Tarafımıza iletilen çok sayıda şikâyet arasında şunlar yer almaktadır:
- Görünür şekilde Müslüman olan kadınları hedef alan orantısız kimlik kontrolleri ve toplu taşıma bileti denetimleri;
- Belediye hizmetlerinde eşitsiz muamele; başörtüsü kullanan başvuru sahiplerinin daha uzun bekleme süreleriyle karşılaşması ve idari süreçlerde açıklanamayan gecikmeler yaşaması;
- Kamusal alanlarda zorbalık; örneğin, bir Müslüman kadının bir evin önündeki çiçeklerin fotoğrafını çekerken rahatsız edilmesi, aynı faaliyeti gerçekleştiren diğer kişilere ise müdahale edilmemesi;
- Perakende sektöründe ayrımcı uygulamalar; koyu saçlı ve daha koyu ten rengine sahip erkeklerin, hırsızlık şüphesiyle kasalarda çantalarını göstermeye orantısız şekilde daha sık zorlanması.
Yapısal ve kişilerarası bu tür ırkçılık biçimleri, yalnızca mevzuatla sağlanan güvencelerle değil, aynı zamanda kamuoyu farkındalığı kampanyaları ve kamu görevlileri ile hizmet sunucularına yönelik hedefli eğitimlerle de ele alınmalıdır.
- Kolluk Kuvvetleri Tarafından Irksal Profilleme
Kamuya açık alanlarda gerçekleştirilen kimlik kontrolleri sırasında, polis tarafından devam eden ırksal ve etnik profilleme uygulamalarını gözlemlemekteyiz. Müslüman kadınlar ve Afrika kökenli bireyler, AB’nin hukuk önünde eşitlik taahhütlerine rağmen orantısız biçimde hedef alınmaktadır. Üye devletlerin kolluk uygulamalarına bağlayıcı kılavuzlar, düzenli denetimler ve hesap verebilirlik mekanizmaları entegre edilmelidir. - Siyasi Düşmanlık ve Irkçılıkla Mücadele Çalışmalarının Zayıflatılması
Bazı hükümetlerin, ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele eden kurumlar ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik fon kesintileri ve diğer idari engeller getirmesinden giderek daha fazla endişe duymaktayız. Komisyonu, ırkçılıkla mücadele alanında faaliyet gösteren aktörler için siyasi müdahalelerden bağımsız güvenli ve sürdürülebilir finansman kanallarının oluşturulmasını sağlamaya çağırıyoruz. - Dijital Hizmetler Yasası’nın 22. Maddesi
Dijital Hizmetler Yasası (DSA), çevrimiçi ortamda ırkçı nefret söylemiyle mücadelede son derece önemli bir adımdır. Bu düzenleme; içerik denetimini güçlendirerek, şeffaflık yükümlülüklerini artırarak ve ırkçılıkla mücadele politikalarının geliştirilmesine katkı sağlayabilecek veri toplama imkânları sunarak bu alanda ilerleme sağlamaktadır.
Bununla birlikte, 22. maddenin 3. fıkrasının uygulanmasına ilişkin hukuki belirsizlikler konusunda endişelerimizi dile getirmek isteriz. Bazı ulusal düzenleyiciler DSA’yı, taban örgütlerini, çok dilli ve topluluk temelli kuruluşları dışarıda bırakabilecek şekilde yorumlamaktadır; oysa bu kuruluşlar nefret söyleminin izlenmesi ve erken uyarı mekanizmalarının geliştirilmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Yaklaşan 2026–2030 Irkçılıkla Mücadele Stratejisi’nin, Güvenilir Bildiriciler (Trusted Flaggers) gibi paydaşların belirlenmesine yönelik açık, kapsayıcı ve tutarlı kriterler öngörmesi gerekmektedir. Bu, saha deneyimine ve dijital okuryazarlığa sahip sivil toplum aktörlerinin dar ve katı hukukî filtreler nedeniyle dışlanmamasını sağlayacaktır.
Çoğulcu bir denetim yapısının tesis edilmesi ve stratejinin dijital alanda adalet, katılım ve ayrımcılık karşıtlığı hedeflerine ulaşabilmesi için bu tür geniş kapsamlı bir tanıma yaklaşımı zorunludur.
Öneriler
- Başörtüsüyle ilgili vakalar dâhil olmak üzere Müslümanlara yönelik ayrımcılığı izlemek için açık kriterler ve etkin uygulama mekanizmaları oluşturulması
- Irksal profillemeye karşı AB genelinde asgari standartların belirlenmesi ve özellikle kesişimsel ayrımcılığa dikkat edilmesi
- Özellikle siyasi baskının faaliyetlerini tehdit ettiği üye devletlerde, ırkçılıkla mücadele eden aktörler ve insan hakları savunucuları için dayanıklı ve bağımsız bir finansman mekanizması oluşturulması
- Güvenilir Bildiriciler (Trusted Flaggers) gibi paydaşların belirlenmesine yönelik açık, kapsayıcı ve uyumlaştırılmış kriterlerin geliştirilmesi