Türkiye'de İnsan Hakları

Güncel Stockholm Center for Freedom raporu, Türkiye’de darbe girişiminin ardından ülkenin on yılını ele alıyor: ihraçlar, kovuşturmalar, işkence iddiaları ve ulusötesi baskı.

Paylaş

Sürgündeki gazeteciler tarafından kurulan savunuculuk kuruluşu Stockholm Center for Freedom (SCF), “Turkey’s Post-Coup Crackdown, 10 Years On: A Decade’s Legacy” (Türkiye’nin Darbe Sonrası Baskıları, 10 Yıl Sonra: On Yılın Mirası) başlıklı raporunu Temmuz 2026’da yayımladı. Rapor, 251 kişinin hayatını kaybettiği 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından getirilen tedbirlerin Türkiye’nin kurumlarına yerleştiğini savunuyor. Türkiye hükümeti darbe girişiminden Gülen hareketini sorumlu tutuyor; hareket ise bunu reddediyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12 Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada, 2016’dan bu yana Gülen hareketiyle iddia edilen bağlantıları nedeniyle 720.338 kişi hakkında adli işlem yapıldığını söyledi. Bunlardan 127.102’si mahkûm oldu, 124.743’ü beraat etti; 83.404 kişi hakkındaki işlemler ise derdest. Gürlek, 10.485 kişinin cezaevinde bulunduğunu belirtti.

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna göre 125.678 kişi kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) kamu görevinden ihraç edildi. SCF ise toplam sayıyı yaklaşık 150 bin olarak veriyor. SCF’nin tahmini, olağanüstü hâl sona erdikten sonra idari kararlarla yapılan ihraçları da kapsıyor. Hükümet bu ihraçlara ilişkin toplu bir rakam açıklamadı.

Komisyona olağanüstü hâl tedbirlerine karşı 127.292 başvuru yapıldı. Komisyon, görev süresi 22 Ocak 2023’te sona ermeden önce bu başvuruların 17.960’ını (yüzde 14,1) kabul etti, 109.332’sini reddetti. SCF’ye göre başvurusu reddedilenlerin birçoğu hakkında hiç kovuşturma açılmamış, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ya da bu kişiler beraat etmişti. SCF ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Haziran 2026’da Mehmet Candar ve Diğerleri/Türkiye başvurusunu hükümete tebliğ ettiğini aktarıyor. Mahkeme, hükümetten ihraçların hukukiliği, öngörülebilirliği ve ölçülülüğü konusunda görüş istedi.

Mülkiyet alanında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Temmuz 2026’da, Gülen hareketiyle bağlantılı soruşturmalar kapsamında 1.497 şirketin ve malvarlığı değerinin kayyımlık görevinin Fona devredildiğini açıkladı.

Gözaltı koşullarına ilişkin olarak SCF, 2016 sonunda Türkiye’yi ziyaret eden BM İşkence Özel Raportörüne atıfta bulunuyor. Özel Raportör, yakalama anında ve polis ile jandarma nezarethanelerinde işkence ve kötü muamelenin “yaygın” olduğunu tespit etmişti. SCF ayrıca Türkiye’nin, Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitesinin (CPT) 2016 ziyaretine ilişkin raporunun yayımlanmasına onay vermediğini belirtiyor.

Yurt dışında ise SCF’ye göre Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT), 2025 itibarıyla Gülen hareketiyle bağlantılı olmakla suçlanan kişileri Türkiye’ye getirmeye yönelik 128 operasyonu kamuoyu önünde kabul etmişti. SCF, Freedom House’un 2014’ten bu yana Türkiye’ye atfedilen 132 doğrudan fiziksel ulusötesi baskı vakası saydığını da ekliyor.

Olağanüstü hâl 19 Temmuz 2018’de sona erdi. Adalet Bakanlığına göre Temmuz 2026 itibarıyla 83.404 kişi hakkındaki işlemler hâlâ derdest.

Kaynak:

Stockholm Center for Freedom, “Turkey’s Post-Coup Crackdown, 10 Years On: A Decade’s Legacy”, Temmuz 2026 (rapor yalnızca İngilizce).
https://stockholmcf.org/turkeys-post-coup-crackdown-10-years-on-a-decades-legacy-2/

Son Haberler

AB Temel Haklar