Mart 2026’da AB’de göç tartışmaları, kurumlar ve politika yapıcılar tarafından güçlü bir güvenlikleştirme söylemi çerçevesinde şekillenirken; buna karşılık sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri, insan hakları riskleri, dışsallaştırma politikaları ve göçün giderek daha fazla kriminalize edilmesine ilişkin uyarılarını yoğunlaştırmıştır.

Avrupa’da ve Ötesinde Başlıca Gelişmeler

Orta Avrupa’da Göç Anlaşmalarına İlişkin Müzakereler 

Mart ayında Orta Avrupa’daki çeşitli ülkeler, göç akışları üzerindeki denetimlerini sıkılaştırmaya yönelik adımlar atmıştır. Avusturya hükümeti, Özbekistan ile bir göç anlaşmasına ilişkin müzakerelerin başlatılmasını onaylamıştır; söz konusu anlaşma, geri dönüşler dâhil olmak üzere iki ülke arasındaki insan hareketliliğine ilişkin kurallar belirleyebilecektir. Bu sırada Çek Cumhuriyeti, sığınmacılara ve göçmenlere sıklıkla destek sağlayan sivil toplum kuruluşlarına daha sıkı düzenlemeler getirecek yeni bir mevzuat hazırlamıştır. Almanya’da ise yetkililer, sığınmacıların karmaşık iltica prosedürlerinde yol bulmalarına yardımcı olan bağımsız hukuki danışmanlık hizmetlerine yönelik finansmanı 2027’den itibaren sona erdireceklerini açıklamıştır. Polonya, Belarus sınırı boyunca düzensiz geçişleri engellemek amacıyla bir sınır çiti inşa etmeye başlamış; İsviçre’de ise seçmenler ülkenin toplam nüfusuna bir üst sınır getirilmesini öngören öneriyi reddetmiştir.

Önemi: Bu gelişmeler, Orta Avrupa genelinde göç yönetiminde devlet denetiminin önceliklendirildiğine ve bunun çoğu zaman insani destek hizmetleri pahasına gerçekleştiğine işaret etmektedir. Aynı zamanda, varışları sınırlandırmayı amaçlayan hükümetlerle hareket hâlindeki kişilerin haklarını korumaya çalışan kuruluşlar arasındaki süregelen gerilimi yansıtmaktadır.

Detaylar

AB’nin Dış Ortaklarında Yerinden Edilme ve Göç Zorlukları

AB sınırlarının ötesinde de birçok ülke, yerinden edilme ve göçle bağlantılı ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. BM insan hakları uzmanları, Mısır’da göçmenlere ve sığınmacılara yönelik bildirilen ihlaller konusunda alarm vermiştir. İsrail’de Yüksek Mahkeme, Gazze ve Batı Şeria’da faaliyet gösteren STK’ların çalışmalarını durdurmayı amaçlayan hükümet talimatlarını askıya almıştır. Halihazırda ciddi baskı altında bulunan Lübnan, bölgede çatışmalar sürerken yaklaşık 700.000 yerinden edilmiş kişiye ev sahipliği yapmaktadır. Fas’ta ise STK’lar, bir dizi şiddet olayının ardından göçmenlerin toplumsal entegrasyon için yeterli kanallara erişemediği uyarısında bulunmuştur. Aynı dönemde Avrupa Komisyonu üyeleri, Batı Afrika’dan gelen göç akışlarını yönetmeye yönelik daha geniş AB stratejisinin bir parçası olarak Senegal’e giderek yeni göç anlaşmaları müzakere etmiştir.

Önemi: Bu durumlar, uluslararası iş birliği ile güçlü hukuki koruma çerçevelerinin neden vazgeçilmez olduğunu ortaya koymaktadır. Yerinden edilmenin yönetimi yalnızca Avrupa’ya özgü bir mesele değildir; menşe, transit ve varış ülkeleri arasında eşgüdümlü yanıtlar gerektirmektedir.

Detaylar

Birleşik Krallık’ta İltica Sistemine İlişkin Güncellemeler 

Birleşik Krallık, Mart ayında iltica sistemiyle ilgili sorunlarla mücadele etmeyi sürdürmüştür. Hükümet yeni reformlar açıklarken, Fransa ile ortak bir göç anlaşmasına ilişkin müzakereler aksaklığa uğramıştır. Hukuk uzmanları, iltica başvurularının işlenmesinde yapay zekâ kullanımının mevcut hukukla çelişebileceğine ilişkin endişelerini dile getirmiştir. Örneğin, otomatik sistemlerin yeterli insan denetimi olmaksızın karar vermesi veya bireysel koşulları dikkate almaması bu tür ihlallere yol açabilir. Sorunun ölçeği büyüktür: 2025 sonu itibarıyla 80.000’den fazla iltica temyizi hâlen sonuçlandırılmamıştır; bu da on binlerce kişinin geleceğine ilişkin bir karar beklediği anlamına gelmektedir. Göç seviyelerine ilişkin kamuoyu kaygısı da yüksek seyretmekte ve zaten baskı altındaki sistem üzerinde ek siyasi baskı oluşturmaktadır.

Önemi: Bu tablo, iltica politikasının yalnızca hukuki ve operasyonel etkenlerle değil, aynı zamanda kamuoyu ve siyasi dinamiklerle de şekillendiğini göstermekte; reform sürecini karmaşık bir denge meselesi hâline getirmektedir.

Detaylar

Polonya’da Göç Uygulamaları ve Politika Değişimleri

Polonya, doğu sınırlarında yüksek sayıda geri itme (pushback) uygulandığını bildirmiştir; bu, düzensiz geçiş teşebbüsünde bulunan kişilerin çoğu zaman iltica başvurusu yapma fırsatı verilmeden geri çevrildiği anlamına gelmektedir. İnsan hakları örgütleri, bu operasyonlar sırasında şiddet vakalarını belgelemiştir. Başbakan Donald Tusk ayrıca, Polonya’nın Rusya sınırı boyunca mayın döşemeyi değerlendirdiğini belirtmiştir; bu, ülkenin sınır yönetiminde giderek daha güvenlikleştirilmiş yaklaşımını yansıtan son derece sert ve tartışmalı bir tedbirdir. Buna ek olarak Polonya, 2022’de Rusya’nın tam ölçekli işgalinin ardından Ukraynalı mültecilere tanınan ve barınma, istihdam ile kamu hizmetlerine erişim sağlayan özel hukuki ve sosyal statüyü sona erdirmiştir.

Önemi: Bu değişikliklerin insan hakları ve kırılgan durumdaki kişilerin korunması bakımından ciddi sonuçları bulunmaktadır. Aynı zamanda Avrupa’nın bazı bölgelerinde sınır güvenliğinin giderek daha fazla ulusal güvenlik meselesi olarak ele alındığını ve bunun kimi zaman uluslararası mülteci hukukuyla gerilim yarattığını göstermektedir.

Detaylar

Belçika: İltica Tedbirleri ve Çocukların Korunması 

Belçika’da bir federal bakanın, belirli iltica tedbirlerini askıya alan bir mahkeme kararına aykırı biçimde hareket ettiği bildirilmiştir; bu durum, hukukun üstünlüğü ve hükümetin yargı kararlarına uyma iradesi bakımından ciddi soru işaretleri doğurmuştur. Ayrı olarak, resmî veriler 2015 ile 2024 yılları arasında refakatsiz 43.000’den fazla çocuğun yetkililere bildirildiğini ortaya koymuştur; bu sayı, Belçika’ya yönelik çocuk göçünün boyutunu göstermektedir. Yetkililer ayrıca Belçika kıyılarından küçük teknelerle yapılan çıkışlarda artış olduğunu belirtmiş; bu da kişilerin Birleşik Krallık’a ulaşmak amacıyla tehlikeli deniz geçişlerine yöneldiğini göstermektedir.  

Önemi: This combination of factors, political tensions with the judiciary, large numbers of vulnerable children in the system, and irregular departures, points to a migration context that is both legally complex and deeply humanitarian in nature. Yargı ile yaşanan siyasi gerilimler, sistem içindeki yüksek sayıda kırılgan çocuk ve düzensiz ayrılışların birleşimi, hem hukuken karmaşık hem de derin biçimde insani bir göç bağlamına işaret etmektedir.

Detaylar

Politika Duyuruları ve Kurumsal Kararlar

Avrupa Parlamentosu’nun “Geri Gönderme Merkezleri”ne İlişkin Oylaması 

Avrupa Parlamentosu, önemli bir oylama sonucunda AB’nin “geri gönderme merkezleri” olarak adlandırılan yapıları oluşturmasına izin veren yeni mevzuatı kabul etmiştir. Bu tesisler, iltica başvurusu reddedilen kişilerin menşe ülkelerine geri gönderilmeden önce AB sınırları dışında tutulabileceği merkezler olarak tasarlanmaktadır. Düzenleme ayrıca idari gözetim uygulamalarının kapsamını genişletmekte ve AB üye devletlerinin sığınmacıları üçüncü ülkelere, yani kendi menşe ülkeleri dışındaki ülkelere, transfer etmelerine imkân tanımaktadır. Oylama, 389 kabul ve 206 ret oyuyla geçmiş; bu sonuç, daha sıkı göç kontrollerini destekleyen merkez sağ ve aşırı sağ siyasi gruplar arasındaki ittifakı yansıtmıştır.

Önemi: Bu düzenleme, son yıllarda AB göç politikasındaki en önemli yön değişikliklerinden biridir. Eleştirmenler, kişilerin AB dışındaki tesislerde tutulmasının hukuki haklara ve korumaya erişim güvencelerini zayıflatacağını savunmaktadır. Destekleyenler ise bunun artan varış sayılarını yönetmek ve geri dönüş oranlarını yükseltmek için gerekli olduğunu ileri sürmektedir.

Detaylar

AB İltica Ajansı: Ulusal Uygulama Planları 

Avrupa Birliği İltica Ajansı (EUAA) – üye devletlerin iltica başvurularını işleme süreçlerine destek sunan AB kurumu – ulusal uygulama planlarını güncellemiştir. Bu planlar, Haziran 2026’da tam olarak yürürlüğe girmesi beklenen yeni AB Göç ve İltica Paktı’nın uygulanabilmesi için her bir AB ülkesinin atması gereken idari, hukuki ve operasyonel adımları ortaya koymaktadır.

Önemi: Bu, önemli bir teknik adımdır; zira AB’nin kuralları yazma aşamasından bunları fiilen uygulama aşamasına geçtiğini göstermektedir. Ülkelerin hazırlık düzeyi, sığınmacıların Avrupa genelinde nasıl muamele göreceği üzerinde doğrudan etkili olacaktır.

Detaylar

Adalet ve İçişleri Konseyi – Göç Paktı’nın Uygulanması 

AB içişleri bakanları, Göç Paktı’nın uygulanmasına yönelik ilerlemeyi değerlendirmek üzere bir araya gelmiştir. Görüşülen başlıca öncelikler arasında iltica prosedürlerinin hızlandırılması (başvuru yığılmalarını ve bekleme sürelerini azaltmak amacıyla), sınır kontrollerinin güçlendirilmesi, iltica başvurusu reddedilen kişilerin geri gönderilmesine yönelik sistemlerin iyileştirilmesi ve göçü kaynakta yönetmek amacıyla AB dışındaki ülkelerle iş birliğinin derinleştirilmesi yer almaktadır.

Önemi: Bu tartışmalar, AB’nin göç yaklaşımının giderek daha operasyonel bir karakter kazandığını ve siyasi tartışmadan somut uygulamaya geçtiğini göstermektedir. Daha hızlı prosedürlere ve daha güçlü geri gönderme mekanizmalarına yapılan vurgu, AB düzeyinde baskın siyasi yönelimi yansıtmaktadır.

Detaylar

AB’nin Uluslararası Kuruluşlarla Koordinasyonu 

Avrupa Komisyonu, göç alanında faaliyet gösteren başlıca hükümetler arası kuruluşlardan biri olan Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ile iş birliğini güçlendirmiştir. Bu ortaklık, göç yönetişimi, pratik operasyonel destek ve AB dışındaki ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi üzerine odaklanmaktadır. 

Önemi: Bu tür iş birlikleri, kişilerin AB sınırlarına ulaşmadan önce göçün yönetilmesini hedefleyen “dışsallaştırma” stratejisini yansıtmaktadır. Bu yaklaşım düzensiz varışları azaltabilse de, eleştirmenler ortak ülkelerde yeterli insan hakları güvencelerinin sağlanıp sağlanmadığı konusunda ciddi endişeler taşımaktadır.

Detaylar

Göç Politikaları Üzerindeki Yargısal Denetim

Avrupa mahkemeleri, göç politikasının şekillendirilmesinde önemli bir rol oynamayı sürdürmüştür. Avrupa Birliği Adalet Divanı (CJEU), Mart ayında çeşitli önemli kararlar vermiştir. C-489/24 sayılı davada Mahkeme, iltica prosedürlerindeki uzatmalar için azami 21 aylık bir süre sınırı belirleyerek başvuru sahiplerini belirsiz gecikmelere karşı korumuştur. C-458/24 sayılı davada, bir üye devletin gerekli süre içinde işlem yapmaması hâlinde hangi AB ülkesinin iltica başvurusundan sorumlu olduğunu açıklığa kavuşturmuştur; bu, başvuruların nerede işleme alınacağını belirleyen Dublin Tüzüğü bakımından önemli bir kuraldır. C-150/24 sayılı davada ise Mahkeme, bir kişinin geri gönderme prosedürüne tabi olduğu durumlarda idari gözetim sürelerinin nasıl hesaplanması gerektiğine ilişkin hüküm kurmuştur.

Önemi:  Bu kararlar, AB ve ulusal politikalar daha kısıtlayıcı bir yöne ilerlese dahi, bağımsız mahkemelerin önemli bir denge unsuru olmaya devam ettiğini; sığınmacılar için hukuki güvencelerin korunmasını ve hükümetlerin hesap verebilirliğini sağladığını göstermektedir.

Kurumlar, STK’lar ve Politika Yapıcılardan Açıklamalar

Göç Politikası Üzerinde Siyasi Kutuplaşma: Geri Gönderme Tüzüğü

Avrupa Parlamentosu’nun “geri gönderme merkezleri”ni onaylayan oylamasının ardından (bkz. Bölüm 2), siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden gelen tepkiler hızlı ve keskin biçimde kutuplaşmış olmuştur. Sağ partiler ve siyasetçiler, dışsallaştırma, göçün AB sınırları dışında yönetilmesi ve daha hızlı sınır dışı süreçlerine odaklanılmasını memnuniyetle karşılayarak mevzuata güçlü destek vermişt ir. Buna karşılık Yeşil ve ilerici Avrupa Parlamentosu üyeleri, iltica başvurusu reddedilen kişilerin AB dışındaki tesislerde tutulmasının insani ihlallere yol açabileceği ve temel hak korumalarını zayıflatabileceği uyarısında bulunmuştur. Sivil toplum kuruluşları da aynı ölçüde güçlü tepkiler vermiştir. Çeşitli STK’lar, geri gönderme merkezlerinin, kişilerin yeterli hukuki denetim veya korumaya erişim olmaksızın tutulduğu “insan hakları kara delikleri”ne dönüşme riski taşıdığını belirtmiştir. Bazıları ise, geri gönderme politikalarının uygulanmasında ırksal profilleme riskine dikkat çekerek agresif uygulama modelleriyle karşılaştırmalar yapmıştır. Hukuki savunuculuk grupları, Frontex’e karşı, kişilerin iltica başvurusu yapmasına izin verilmeksizin sınırdan zorla geri çevrildiği iddia edilen geri itmeler nedeniyle dava açma planlarını açıklamıştır. Taban düzeyinde ise We Move Europe kampanyası, vatandaşları AB politikasının mevcut yönelimine karşı harekete geçmeye çağıran “Avrupa’da Kitlesel Sınır Dışı Etmelere Hayır Deyin” başlıklı bir imza kampanyası başlatmıştır.

Önemi: Bu tablo, Avrupa’nın göçü nasıl yönetmesi gerektiği konusunda derin bir siyasi ayrışmayı ortaya koymakta; sivil toplumun, hukuk savunucularının ve ilerici siyasetçilerin insan hakları yükümlülükleriyle bağdaşmadığını düşündükleri politikalara karşı aktif biçimde örgütlendiğini göstermektedir.

Detaylar

AB Geri Gönderme Kurallarının Reformu (LIBE Komitesi Pozisyonu)

Avrupa Parlamentosu’nun LIBE Komitesi (Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komitesi; göç ve iltica mevzuatını denetleyen komite), iltica başvurusu reddedilen kişilerin menşe ülkelerine veya üçüncü ülkelere geri gönderilmesini düzenleyen AB geri gönderme kurallarına ilişkin reform önerilerine dair resmî pozisyonunu kabul etmiştir. Komite, sistemi daha etkili hâle getirmeyi amaçlayan bir önlemler paketini desteklemiştir. Bu paket; standartlaştırılmış bir Avrupa geri gönderme emrinin getirilmesi (üye devletler genelinde geri gönderme süreçlerini uygulamaya koyacak ortak bir hukuki araç), idari gözetim sürelerinin 24 aya kadar uzatılması, üye devletlerin geri gönderme prosedürleriyle iş birliği yapma yükümlülüklerinin güçlendirilmesi ve kişilerin geri gönderme merkezleri dâhil olmak üzere üçüncü ülkelere geri gönderilmesi imkânını içermektedir. Yasama sürecini yürüten raportör Malik Azmani, AB göç politikasının uygulamada daha inandırıcı ve etkili hâle getirilmesinin önemini vurgulamıştır.

Önemi: Bu öneriler, Avrupa Parlamentosu’nda baskın siyasi yönelimin geri gönderme sisteminde verimlilik ve uygulamaya öncelik verdiğini göstermektedir. Bununla birlikte eleştirmenler, idari gözetim sürelerinin uzatılması ve üçüncü ülkelere geri gönderme uygulamalarının etkilenen kişilerin hakları ve onuru açısından ciddi sorunlar doğurduğunu savunmaktadır.

Detaylar

AB Üye Devletlerinin BM’de Göç Yönetişimine İlişkin Açıklaması (IMRF)

Uluslararası Göç Gözden Geçirme Forumu’na (IMRF) odaklanan BM Genel Kurulu gayriresmî toplantısında – ülkelerin uluslararası göç taahhütlerindeki ilerlemeyi değerlendirdiği küresel bir forum – 25 AB üye devleti göç yönetişimine ilişkin ortak bir açıklama yapmıştır. Açıklamada AB, göçmenlerin insan haklarının korunmasına olan bağlılığını teyit ederken, göçe ilişkin herhangi bir uluslararası çerçevenin hukuken bağlayıcı olmaması gerektiğini; yani devletler üzerinde icra edilebilir yükümlülükler doğurmaması gerektiğini açıkça belirtmiştir. AB ayrıca göç yönetişiminin ulusal egemenliğe, yani her ülkenin kendi sınırlarını ve göç politikalarını kontrol etme hakkına saygı göstermesi gerektiğini vurgulamıştır. Açıklama, uluslararası iş birliğinin öneminin de altını çizmiş ve Forum’un ana sonuç belgesi olan İlerleme Bildirgesi’ne ilişkin müzakerelerde dengeli bir yaklaşım çağrısında bulunmuştur.

Önemi:  Bu açıklama, AB’nin küresel düzeyde izlediği hassas dengeyi yansıtmaktadır: bir yandan hak temelli ilkelere kamuoyu önünde bağlılık beyan etmekte, diğer yandan ise üye devletlerin kendi göç politikaları üzerindeki denetimini sınırlayabilecek uluslararası kurallara direnmektedir. Bu durum, AB’nin küresel göç normlarını şekillendirmeye çalışırken bu normlarla bağlanmak istemediğini göstermektedir. 

Detaylar

Raporlar ve Program Başlangıçları

Yayımlanan başlıca raporlar şunlardır:

Mixed Migration CentreThe Evolving Route of Bangladeshi Migration to Italy through Libya. Bu rapor, Bangladeşli göçmenlerin neden ve nasıl giderek artan biçimde Libya-İtalya rotasını kullandığını incelemekte; bu değişimi tetikleyen etkenleri ve yol boyunca karşılaşılan riskleri ortaya koymaktadır. 

Aegean NGO Network, Monitoring closed controlled facilities on the Greek islands. Yunan adalarındaki kapalı ve kontrollü kabul tesislerindeki koşulları belgelemekte ve burada tutulan kişilere ilişkin hukuki ve insani standartların karşılanıp karşılanmadığını değerlendirmektedir.

Dignity FirmIndispensable but excluded: Migrant Riders in Italy, Poland, Spain and Ukraine. Dört ülkedeki göçmen yemek dağıtım çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarını incelemekte; kent ekonomilerini ayakta tutan bu iş gücünün emek haklarından ve hukuki korumalardan nasıl sistematik olarak mahrum bırakıldığını göstermektedir.

DorasThe Reception Gap: Permanent International Protection Accommodation versus Emergency Accommodation. Uluslararası koruma statüsüne sahip kişiler için uzun vadeli barınma olanaklarını acil barınma düzenlemeleriyle karşılaştırmakta ve birçok mülteciyi güvencesiz veya yetersiz yaşam koşullarında bırakan boşlukları tespit etmektedir.

European Parliament, Is it time to reform the international refugee regime? 1951 Mülteci Sözleşmesi ile daha geniş uluslararası mülteci hukukunun günümüz göç bağlamında hâlen amaca uygun olup olmadığını değerlendirmekte; çerçevenin güncellenmesine ilişkin leh ve aleyh argümanları incelemektedir.

European ParliamentStrengthening Frontex’s mandate in border and migration management. AB’nin sınır ajansı Frontex’in değişen rolünü incelemekte ve AB dış sınırlarının daha etkin yönetimi için yetkilerinin ve hesap verebilirlik mekanizmalarının nasıl genişletilebileceğini veya reforme edilebileceğini değerlendirmektedir.

European ParliamentLegal migration to the EU. Göçmenlerin AB’ye giriş ve çalışma amacıyla kullanabileceği mevcut yasal yolların genel görünümünü sunmakta; bunların etkinliğini analiz etmekte ve iş gücü piyasası ihtiyaçlarını karşılamak için politikanın hangi alanlarda iyileştirilebileceğini ortaya koymaktadır.

European Union Agency for Asylum (EUAA), Jurisprudence related to Asylum Pronounced by the Court of Justice of the EU in 2025. AB’nin en yüksek mahkemesinin 2025 yılında iltica alanında verdiği temel kararları derlemekte ve analiz etmektedir; saha çalışanları, politika yapıcılar ve savunucular için hukuki bir başvuru kaynağı işlevi görmektedir.

EUAASituation Update No. 25 – National Implementation Plans and National Strategies under the EU Pact on Migration and AsylumAB üye devletlerinin yeni Göç ve İltica Paktı’nı uygulamaya koymak için nasıl hazırlandığını izlemekte; her ülkenin şu ana kadar attığı idari ve hukuki adımları ortaya koymaktadır.

EUAALatest Asylum Trends 2025: Annual Analysis. 2025 yılında AB genelindeki iltica başvuruları, kararlar ve sonuçlara ilişkin kapsamlı bir istatistiksel görünüm sunmakta; koruma talep eden kişilerin kimler olduğunu ve nerelerde yoğunlaştığını veriye dayalı biçimde göstermektedir.

European University Institute, Comparing the working activates and conditions of irregularised migrants: Evidence from Austria, Italy, Poland, Sweden and the UK. Belgesiz göçmenlerin beş Avrupa ülkesinde hangi işlerde çalıştığını ve hangi koşullarla karşı karşıya kaldığını incelemekte; sömürü kalıplarını ve standart iş gücü korumalarından dışlanmayı görünür kılmaktadır.

Improving the Living and Labour Conditions of Irregularised Migrant Households in Europe (I-CLAIM) ProjectRacial Logics of Irregular Migration in Europe. Policy, Perception, and PrecarityAvrupa’da düzensiz göçe ilişkin ırksal varsayımların ve önyargıların hem göç politikalarını hem de kamuoyu algısını nasıl şekillendirdiğini ve bunun çok sayıda kişiyi nasıl kırılgan koşullara ittiğini incelemektedir.

Migrants Rights NetworkEarned Settlement: Hostile Immigration Reforms – Not a Stranger Campaign ReportBirleşik Krallık’taki son göç reformlarını, düşmanca politikalardan etkilenen uzun süreli ikamet sahiplerinin perspektifinden eleştirmekte; katkı ve toplumsal bağlara dayalı daha adil bir yerleşim sistemi çağrısı yapmaktadır.

Migration Policy GroupThe Migration Return Policy Index (MIREX). Ülkeler arasındaki geri gönderme politikalarını ölçen ve karşılaştıran bir endeks sunmakta; iltica başvurusu reddedilen kişilerin geri dönüş süreçlerinin devletler tarafından nasıl yönetildiğinin daha net değerlendirilmesine imkân vermektedir.

Migration Studies Delegation (Delmi)Artificial Intelligence and Asylum Decision-Making: Any Role for Human Rights Law? Yapay zekâ araçlarının iltica prosedürlerinde nasıl kullanıldığını veya kullanılmasının değerlendirildiğini incelemekte; mevcut insan hakları hukukunun haksız veya ayrımcı otomatik karar alma süreçlerine karşı yeterli güvenceler sağlayıp sağlamadığını sorgulamaktadır.

Netherlands Institute of International Relations (Clingendael)Pushing Boundaries: Externalisation of Asylum and a Broad-based Reform Initiative. AB’nin iltica süreçlerini sınırları dışında yönetmeye yönelik dışsallaştırma yaklaşımını analiz etmekte ve göç yönetişimini daha sürdürülebilir ve haklarla uyumlu hâle getirecek daha geniş kapsamlı bir reform gündemi önermektedir.

Platform for International Cooperation on Undocumented Migrants (PICUM), Digital technology use by labour authorities and migrant workers’ rightsİş müfettişlikleri ve uygulayıcı makamların dijital araçlar ile veri sistemlerini nasıl kullandığını ve bunun belgesiz göçmen işçilerin hakları ile güvenliği üzerindeki etkilerini incelemektedir.

PICUM, Racial profiling practices at EU internal border. AB’nin Schengen alanı içindeki sınır kontrollerinde, denetimlerin davranış yerine etnik köken veya görünüm temelinde yürütülmemesi gerekirken, sınır ve kolluk makamları tarafından uygulanan ırksal profilleme örneklerini belgelemektedir.

Sage JournalsWhy People Migrate: Testing Socio-Psychological Explanations of Migration Aspirations, Plans, Preparations, and Irregularity. İnsanların göç etmeyi düşünmesini, planlamasını ve nihayetinde – düzensiz yollar dâhil – göç etmesini motive eden unsurları anlamak için sosyal ve psikolojik teorilerden yararlanmakta; yalnızca ekonomik açıklamaların ötesine geçmektedir.

SOS MEDITERRANEE, Into the Storm: Ten years of search and rescue amid neglect, solidarity and struggle in the Central Mediterranean. Orta Akdeniz’de arama ve kurtarma faaliyetlerinin on yılını ele almakta; geçişlerin insani bedelini, kurtarma kuruluşlarının karşılaştığı siyasi engelleri ve sivil deniz kurtarmasının süregelen gerekliliğini yansıtmaktadır.

United Nations Statistics DivisionCommunicating about Migration Statistics. Göç verilerinin farklı hedef kitlelere açık ve sorumlu biçimde nasıl sunulabileceğine ilişkin rehberlik sağlamakta; politika yapıcıların, gazetecilerin ve kuruluşların istatistikleri yanlış temsil etmekten kaçınmasına yardımcı olmaktadır.

Konferanslar, Etkinlikler ve Girişimler

23-24 March, OnlineRecent Case Law in the Field of Asylum, ERA. Hukuk profesyonellerine yönelik eğitim etkinliği; iltica hukukuna ilişkin en güncel yargı kararlarını ele alarak uygulayıcıların mevzuatın Avrupa genelinde nasıl yorumlandığı ve uygulandığı konusunda güncel kalmasına katkı sağlamaktadır.

24 March, London: Fortress Europe 2.0? The New EU Migration Pact, University College London. Yeni AB Göç ve İltica Paktı’nın etkilerini eleştirel biçimde inceleyen akademik etkinlik; bunun daha kapalı ve yaptırım odaklı bir Avrupa göç sistemine doğru bir adım olup olmadığını tartışmaktadır.

24 March, Brüksel ve Online: State of the Union Citizens’ Rights Conference 2026, European Citizen Action Service. Diğer üye devletlerde yaşayan AB vatandaşlarının haklarına odaklanan konferans; bu hakların nasıl korunduğunu ve kişilerin uygulamada hangi sorunlarla karşılaştığını tartışmaktadır.

26 March, LeuvenFilm Screening: ‘Refugee Stories’, DOCVILLE International Documentary Film Festival. Mülteci deneyimlerini daha geniş bir kamuoyuna ulaştıran belgesel gösterimi; kişisel anlatılar yoluyla yerinden edilme ve iltica konularında empati ve farkındalık geliştirmeyi amaçlamaktadır.

26-28 March, Brüksel: Photo Exhibition: ‘Chasing Sun’,  BelRefugees. Belçika’daki mültecilerin yaşamlarını ve yolculuklarını görünür kılan fotoğraf sergisi; göçü insanileştirmeyi ve mülteciler ile daha geniş kamuoyu arasında diyalog alanı açmayı hedeflemektedir.

28 March, Berlin: From Refugees to Refugees – Egypt: The Guardian of Europe’s Borders, Egypt Solidarity. Mısır’ın AB’nin sınır dışsallaştırma politikalarındaki kilit ortak rolünü inceleyen etkinlik; bunun ülke üzerinden geçen veya ülkede mahsur kalan mülteciler ve göçmenler açısından ne anlama geldiğini değerlendirmektedir.

29 March, Online: Vulnerability of migrants, asylum seekers and refugees: Council of Europe and European Union standards, Hem Avrupa Konseyi hem de AB çerçevesi kapsamında kırılgan durumdaki göçmenleri ve sığınmacıları koruyan hukuki standartları inceleyen webinar; hukuk uygulayıcıları ve politika uzmanlarına yöneliktir.

30 March, OnlinePolicing migration: Racial profiling inside Europe’s borders, AB iç sınırlarındaki kolluk uygulamalarının kişileri ırk veya etnik köken temelinde orantısız biçimde hedef almasını ve buna karşı mevcut hukuki ile politik çözüm yollarını tartışan çevrimiçi etkinliktir.

30 March – 1 April, Lyon: La traite des êtres humains – Mécanismes et protection, İnsan ticareti konusunda Fransızca düzenlenen eğitim etkinliği; ticaretin pratikte nasıl işlediğini ve mağdurların tespiti ile korunmasına yönelik hukuki ve destek mekanizmalarını ele almaktadır.