Adli Tıp Kurumu (ATK), yumuşak doku kanseri tedavisi gören İbrahim Halil Al’ın kendi ihtiyaçlarını görebileceği ve cezaevinde kalabileceği yönünde rapor verdi. Bunu, eşi Bahar Al 30 Eylül’de TR724’e anlattı.
Al, Şanlıurfa’da Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında verilen 8 yıl 9 aylık hapis cezasını çekiyor. Cezanın Yargıtay tarafından onanması üzerine 19 Mart 2026’da Edirne L Tipi Kapalı Cezaevi’ne girdi. Eşi de aynı gün tutuklandı ve iki ayrı dönemde toplam sekiz ay cezaevinde kaldıktan sonra 24 Nisan’da tahliye edildi; kendisine verilen 6 yıl 3 aylık ceza Yargıtay tarafından bozuldu, karar duruşması 15 Ekim’de görülecek.
Al, yaklaşık bir buçuk yıl önce Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde kanser ameliyatı oldu ve cezaevine girmeden önce üç kez PET filmi çekildi. Eşi ağustos ayında, cezaevine girdiğinden bu yana geçen beş ayda hiçbir tetkik ve tedavi yapılmadığını, “bir hap bile verilmediğini” söyledi. Hekimlerin gerekli gördüğü genel tomografi yerine sadece baş tomografisi çekildi. Bu tomografinin raporu yaklaşık beş ay sonra çıktı. Raporda hastalığın üç bölgede ilerlediğine ilişkin bulgular yer aldı ve yeniden PET filmi çekilmesi önerildi.
5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca, hastalık nedeniyle cezanın infazının ertelenmesi için sağlık kurulu raporu gerekiyor. Tomografi raporu yazılmadığı sürece bu rapor hazırlanamadı. Bir mahpusun tahliye edilip edilmeyeceğini belirleyen ise, şimdi olumsuz sonuçlanan ATK değerlendirmesi.
Al’ın ailesinin yaşadığı yere yakın bir cezaevine nakledilmesi için yapılan beş başvuru reddedildi, altıncısının sonucu bekleniyor. CİMER’e yapılan başvuruya ise nakil talebinin yalnızca cezaevinden yapılabileceği yanıtı verildi.
Aile, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşıyor. Edirne’ye yolculuk yaklaşık 27 saat sürüyor. 21, 17, 13 ve 4 yaşlarında dört çocuk büyüten Bahar Al, kendisinin de onu aşkın kronik hastalığı bulunduğunu söylüyor: “Dört çocukla bir nakil bekliyoruz. ‘O da yok’ deniliyor. Çocuklar okula başladı. Şimdi ziyaretine nasıl gideceğiz?”
Eşinin anlatımına göre Al hakkındaki suçlamalar, 17 yıl önce sonradan kapatılan kurumlarda çalışmasına, dinî sohbetlere katılmasına ve burs toplamasına dayandırılıyor. Bahar Al, dosyada “ne ByLock ne Bank Asya ne de dergi aboneliği” bulunduğunu söylüyor: “İki ilahiyatçıyız. Nasıl vatanımıza veya insanlığa zarar vermiş olabiliriz?”
Çift, arife günü tutuklandı. “Ramazan Bayramı sabahı çocuklar yıkılmıştı. Bir anda hem annesiz hem babasız kaldılar.”
Mahkûmiyet, AIHM Büyük Daire’nin silahlı örgüt üyeliğini ortaya koyamayacağına hükmettiği delillere dayanıyor. Adli Tıp’ın şimdi karara bağladığı şey ise, bu cezayı çeken kişinin tedavi edilip edilmeyeceği.
Kaynaklar:
1- TR724, “Adli Tıp, kanser hastasına ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi”, Sevinç Özarslan, 30 Eylül 2026: https://www.tr724.com/adli-tip-kanser-hastasina-cezaevinde-kalabilir-raporu-verdi/
2- TR724, “Kanser hastası mahpusa beş aydır tedavi yok: ‘Eşimi ölüme mi terk ediyorlar'”, Sevinç Özarslan, 10 Ağustos 2026: https://www.tr724.com/kanser-hastasi-mahpusa-bes-aydir-tedavi-yok-esimi-olume-mi-terk-ediyorlar/
3- Stockholm Center for Freedom, “Cancer patient imprisoned over Gülen links goes 5 months without treatment”: https://stockholmcf.org/cancer-patient-imprisoned-over-gulen-links-goes-5-months-without-treatment/