Etkinlik Bilgileri
22 Mayıs 2025 tarihinde Avrupa Parlamentosu’nda, Avrupa Parlamentosu üyesi Estelle Ceulemans (S&D) ev sahipliğinde “Nefret Söyleminin Demokrasi, Temel Haklar ve Kapsayıcılık Üzerindeki Etkileri” başlıklı bir panel düzenlenmiştir. Etkinliğe salonda yaklaşık 80, çevrimiçi olarak da yaklaşık 200 kişi katılmıştır.
Açılış: Sözün Politikaya Dönüşmesi
Estelle Ceulemans, açılış konuşmasında sözcüklerin fikirlere, fikirlerin de politikalara dönüştüğünü ve bu politikaların zulme yol açabileceğini vurgulamıştır. Ceulemans, yakın zamanda bazı aşırı sağcı Avrupa Parlamentosu üyelerinin Parlamento’nun kendi çatısı altında Roman topluluklarına yönelik nefreti kışkırttığına dikkat çekmiştir.
Dijital Ortamda Yayılma Hızı
Prof. Johan Vande Lanotte, internet teknolojisinin nefret söylemini dönüştürdüğünü; artık bir propaganda makinesine ihtiyaç duyulmadan, saatler içinde yayılabildiğini belirtmiştir. Algoritmaların, kullanıcılar aramasa bile aşırı görüşleri öne çıkararak yaygınlaştırdığını vurgulamış ve bunun demokratik söylemi dehümanize edici bir dille aşındırma riski taşıdığını ifade etmiştir. Vande Lanotte, sözlerini şu vurguyla özetlemiştir: nefret söyleme karşı mücadele yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda demokratik bir zorunluluktur.
Hukuki Çerçeve
Avukat Coşkun Yorulmaz, etnik köken, din, cinsiyet kimliği ya da cinsel yönelim gibi özellikler temelinde nefreti, şiddeti ya da ayrımcılığı kışkırtan, teşvik eden ya da meşrulaştıran her türlü ifadenin -sembol ve görsellerle yapılanlar dâhil- bu kapsama girdiğini açıklamıştır. Yorulmaz’a göre, bu tür ifadeler savunmasız gruplara karşı bir silah olarak kullanıldığında Avrupa Sözleşmesi’nin sağladığı korumanın dışında kalmaktadır. Yorulmaz, hukuki çerçevenin amacının görüşleri denetlemek değil, dilin bir silaha dönüşmesini engellemek olduğunu vurgulamıştır.
Yapısal Dışlanma
Yasmina El Kaddouri, AB genelinde etnik azınlıkların yüzde 40’ının taciz deneyimlediğini, buna karşın bildirim oranlarının düşük kalmasının kurumlara duyulan güven eksikliğini yansıttığını belirtmiştir. El Kaddouri, nefret söyleminin bireyleri kendi kendini sansürlemeye ittiğini ve demokratik katılımın önünde bir engel oluşturduğunu vurgulamıştır.
Platformların Sorumluluğu
INACH’tan Adinde Schoorl, platformların kutuplaştırıcı içerikten kâr elde ettiğini belirterek büyük platformlarda bildirilen içeriklerin yalnızca yüzde 10-15’inin kaldırıldığını aktarmıştır. Schoorl, Dijital Hizmetler Yasası’nın (DSA) uygulanmasındaki boşluklara -STK’ların karşılıksız emeğine ve “güvenilir bildirimci” seçiminin siyasallaşmasına- dikkat çekerek platformların nefretten para kazandığını ve bunun yapısal bir sorun olduğunu vurgulamıştır.
Genel Değerlendirme
Panelin ortaya koyduğu temel sorun, hukuki korumalar ile bunların fiilen uygulanması arasındaki uçurumdur. Bu uçurum, algoritmik yayılmanın hızı ve Dijital Hizmetler Yasası’nın uygulanması için ayrılan kaynakların yetersizliği ile daha da derinleşmektedir.
Kaynakça
1. “European Parliament” — https://www.europarl.europa.eu/
2. “INACH – International Network Against Cyber Hate” — https://www.inach.net/
3. “EU Digital Services Act (DSA)” — https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/policies/digital-services-act-package