22-28 Eylül 2025
Keyfi Gözaltı ve Tutuklamalar
Hafta boyunca savcılar en az 38 kişi hakkında Gülen hareketiyle irtibatlı oldukları gerekçesiyle gözaltı kararı verdi. Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklama Çalışma Grubu (WGAD) tarafından Ekim 2020’de yayımlanan bir görüş belgesinde söz konusu grupla bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin geniş çaplı ve sistematik olarak hürriyetinden mahrum bırakılmasının insanlığa karşı suç teşkil edebileceği belirtildi. Derneğimiz 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana gerçekleşen Gülen hareketi bağlantılı toplu gözaltı uygulamalarını detaylı bir veritabanı vasıtasıyla sistematik olarak kayda geçirmektedir.
24 Eylül: Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığı’nın Ağustos 2025’te güncellenen Türkiye’deki Gülen hareketine ilişkin iltica rehberi, kitlesel yargılamaları, işkence iddialarını, 125.000 memurun işten çıkarılmasını, 230.000’den fazla pasaportun iptalini ve uluslararası kaçırmaları vurgulayarak, iddia edilen takipçilere yönelik zulmün sistemik olmaya devam ettiğini ve Türkiye içinde genel olarak koruma sağlanamadığını yeniden teyit ediyor.
26 Eylül: Gülen hareketiyle bağlantılı olduğu iddiasıyla altı yıl on ay hapis cezasına çarptırılan eski biyoloji öğretmeni Şeyma Aslan, Edirne İpsala’da tutuklandı ve 12 aylık kızıyla birlikte Edirne L Tipi Cezaevine gönderildi. Temyiz başvurusu ise Yüksek Mahkeme’de halen devam ediyor.
Zorla Kaybedilmeler
Toplantı ve Örgütlenme Özgürlüğü
25 Eylül: Ege Üniversitesi’ndeki öğrenci kulübü fuarına polis ve özel güvenlik güçleri müdahale ederek, gazete ve dergi dağıtma demokratik haklarını kullandıklarını söyleyen yaklaşık 20 öğrenciyi gözaltına aldı.
İfade ve Basın Özgürlüğü
23 Eylül: Türk savcılar, muhalif yayın kuruluşu TELE1 hakkında, yanlışlıkla “RTE [Recep Tayyip Erdoğan] ile Netanyahu arasında ne fark var?” şeklinde bir altyazı kullanılması üzerine cezai soruşturma başlattı ve kanalın özür dilemesine rağmen üç gazeteciyi 299. madde uyarınca gözaltına aldı. Eleştirmenler bunu, artan basın özgürlüğü kısıtlamalarının bir parçası olarak görüyor.
24 Eylül: Türk savcılar, İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek ve bir hakimi eleştiren bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle avukat Burak Saldıroğlu’nu “terörle mücadelede kamu görevlilerini hedef almak” suçlamasıyla iddianame hazırladı. Bu olay, tutuklu CHP lideri Ekrem İmamoğlu da dahil olmak üzere muhalif figürlere yönelik daha geniş kapsamlı bir baskı operasyonunun parçası olarak gerçekleşti.
24 Eylül: Karar Gazetesi muhabiri Feyza Nur Çalıkoğlu, Göç Yönetimi Başkanlığı’nın şikayeti üzerine savcılar tarafından Çatalca Sınır Dışı Merkezi’ndeki intiharlar ve istismarlar hakkında yaptığı haberler nedeniyle 217/A maddesi uyarınca suçlandı ve üç yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kaldı.
Yargı Bağımsızlığı ve Hukuk Devleti
24 Eylül: İstanbul’da bir mahkeme, seçim kurulunun yapılmasına izin veren kararına rağmen CHP’nin olağanüstü il kongresini askıya aldı, ancak delegeler Özgür Çelik’i yeniden başkan seçti. Muhalefet liderleri bu hamleyi “yargı darbesi” olarak nitelendirirken, siyasi belirsizlik ortamında piyasalar düşüş gösterdi.
24 Eylül: Selahattin Demirtaş, 2016’daki konuşmaları nedeniyle Türk devletine hakaret, nefrete teşvik, suç işlemeye teşvik, suç ve suçluları övme ve Toplantı ve Gösteriler Kanunu’nu ihlal etme suçlamalarıyla Diyarbakır 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı; bir sonraki duruşma 19 Ocak 2026’da yapılacak.
25 Eylül: Türkiye Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, kara para aklama soruşturması kapsamında Can Holding’den el konulan Habertürk TV, Show TV ve diğer yayın organlarının başına hükümet yanlısı iki köşe yazarı atadı. Bu durum, eleştirmenlerin devletin medya üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmak için kullanıldığını söylediği şirket devralmaları dalgasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
27 Eylül: Türk savcılar, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin beş eski yetkilisi ve bir etkinlik şirketi yöneticisini, 2021-2024 yılları arasında düzenlenen 32 kültürel etkinlikten kaynaklanan şişirilmiş sözleşmeler ve 154 milyon liralık (3,7 milyon dolar) zarar iddiasıyla yolsuzluk soruşturması kapsamında tutukladı. Muhalefetteki CHP ise bu davayı, belediyelerine yönelik siyasi amaçlı bir hedef alma olarak reddediyor.
Kürt Azınlık
22 Eylül: Ankara’daki bir mahkeme, 19 Eylül’de ulusal güvenlik ve kamu düzenini gerekçe göstererek Brüksel merkezli Fırat Haber Ajansı’nın (anf-news.com) internet sitesine erişimini engelledi. Bu karar, Türkiye’nin Kürt medyasına ve dijital özgürlüklere yönelik uzun süredir devam eden kısıtlama politikasının bir devamı niteliğinde.
26 Eylül: Türkiye Anayasa Mahkemesi, 2015 yılında Şırnak’ta sokağa çıkma yasakları sırasında cesedi bir hafta boyunca sokakta kalan dokuz çocuk annesi Kürt Taybet İnan’ın öldürülmesiyle ilgili insan hakları ihlali iddialarının çoğunu reddederek, yalnızca defin kısıtlamalarının ihlal edildiğine karar verdi. Ailesi ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmayı planlıyor.
Mülteciler ve Göçmenler
24 Eylül: Moldovalı işçi Nikolay Palamarciuc, İstanbul’daki bir deri atölyesinde işvereninin akrabaları tarafından bağlanıp vahşice dövüldükten sonra hayatını kaybetti. Bu olay, Türkiye’nin güvencesiz işgücü piyasasında göçmen işçilerin karşılaştığı sistematik sömürü ve şiddeti bir kez daha gözler önüne seriyor.
İşkence ve Kötü Muamele
22 Eylül: Beyin hasarı, kalp yetmezliği ve KOAH gibi ciddi rahatsızlıkları olan ve neredeyse felç geçirmiş mahkum Dede Anıl’ın ailesi, doktorların %98 oranında engelli olduğunu tespit etmesine rağmen Türkiye Adli Tıp Enstitüsü’nün Anıl’ın cezaevinde kalmasına karar vermesinin ardından serbest bırakılmasını talep ediyor.
25 Eylül: DEM Partisi milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, ByLock kullanımı ve banka kayıtlarına dayanarak Gülen bağlantılı olduğu iddiasıyla Aydın Cezaevi’nde altı yıl sekiz ay hapis yatan 49 yaşındaki üçüncü evre meme kanseri hastası Ayşe Solak’ın serbest bırakılmasını istedi ve tutukluluğunun insanlık dışı ve siyasi amaçlı olduğunu kınadı.